MuZReK.NeT

Oylesine Bir Blog Iste..!!

lotr

Yüzüklerin Efendisi’nin, bugüne kadar kurgulanan en zengin ve ayrıntılı fantezi dünyası olduğu tartışmasız… Yönetmen Peter Jackson, Tolkien’in romanını filme çekerek milyonlarca okurun düş gücüyle düelloya giriyor.

 

Yüzüklerin Efendisi hakkında çok şey söylendi: Bir efsane, 20. yüzyılda yazılmış en iyi kurgu roman, küçük boyutlu kahramanların konu alındığı büyük bir kitap… Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, üçlemenin ilk bölümü 1954 yılında yayımlandığında çok büyük bir etki yaratmıştı. Sadık hayranlarını fankulüplerde bir araya topladı, hakkında akademik araştırmalar yapıldı ve düşün-kurgu türü romanlara önayak oldu. Dünyada 50 milyondan fazla kişinin okuduğu sanılan romanın ilk cildi “Yüzük Kardeşliği” yayımlandıktan sonra, “The Sunday Times” gazetesi dünyanın artık iki gruba bölüneceğini belirtmişti: Yüzüklerin Efendisi’ni okumuş olanlar ve okuyacak olanlar…

 

Orta Dünya’nın büyüsü

Bu yapıt neden böylesi bir tutku doğurdu? Yeni kuşak okuyucular üstündeki cazibesini nasıl korudu? Dizi, ebedi bir tema üzerine kurulu: kötülüklere karşı iyinin mücadelesi, çağdaş dünyayla çatışma içindeki doğa ve hırsın dostluk üstünki yozlaştırıcı etkisi… Üçlemenin 900’ü aşkın sayfalarında, Orta Dünya’nın büyüsü ve unutulmaz uygarlıkları okuyucuyu sarıyor: insanlar, hobbitler, elfler, cüceler, büyücüler, dev troller ve zalim orklar… Ve şimdi, J.R.R. Tolkien’in başyapıtı beyaz perdede. Serüven, üçlünün ilk bölümü olan “Yüzük Kardeşliği” ile başlıyor.

Tehlikeli görevin kısa öyküsü

 

“Hepsini yönetecek tek yüzük. Onları bulacak tek yüzük. Hepsini bir araya getirecek ve onları karanlıkta birleştirecek tek yüzük…” Gezgin hobbit Bilbo, kullananı görünmez kılan sihirli yüzüğü yeraltı dünyasının kralı Gollum’dan çalar. Bu yüzük Orta Dünya’nın çeşitli yerlerine dağılmış öteki sihirli yüzükleri de denetleme özelliğine sahiptir. Orta Dünya’yı cehenneme çevirecek kadar hırslı, Karanlıklar Efendisi Lord Sauron da bu yüzüğün peşindedir. Yaşayan tüm ırklar tarafından, yüzüğün Lord Sauron’un eline geçmemesi için, kötülüğün kalbi Mordor’da yok edilmesine karar verilir. Bu tehlikeli görev, Frodo Baggins ile en büyük destekçisi Gandalf in önderliğinde hobbitler, elfler ve insanlardan oluşan “Yüzük Kardeşleri” tarafından gerçekleştirilecektir. Böyle bir serüven, Lord’un topraklarının derinliklerine, yani ork ordusunun toplandığı yere gitmek anlamındadır. Ve “kardeşlik”, sadece dış düşmanlarla savaşmakla kalmayıp, yüzüğün baştan çıkarıcı etkisi ve iç sorunlarla da mücadele etmek zorundadır. Geleceğin kaderi onların elindedir…

 

Tolkien’in yarattığı Orta Dünya

 

Tolkien romanındaki imgesel dünyayı, Orta Avrupa mitolojileri ve masallarından çıkma zengin dilbilgisiyle kurguladı. Yaşamı yeni ırklarla yorumladı; alışılmadık roman kahramanları yarattı; bu kahramanları Orta Dünya adını verdiği bir mekâna oturttu; hatta, aralarında konuştukları dili bile tasarladı. Tüm bunlar, Tolkien’in romanına zenginlik katan öğeler. Okuyucuyu düş dünyasına ve fantastik bir serüvene sürükleyen bir romanın beyaz perdeye aktarılması, kuşkusuz kaygılar uyandırıyordu. “Heavenly Creatures” ve “The Frighteners” filmleriyle hayal dünyasını görüntüye çevirebileceğini kanıtlayan yönetmen Peter Jackson, bu projeyi üstlenen kişi oldu.

 

Yönetmen Peter Jackson Tolkien hayranı

 

Gençlik yıllarında tam bir Tolkien hayranı olan Jackson, ne tür bir riske atıldığının farkında: “Başlarken bir tek hedefim vardı: Sinemaseverleri, Orta Dünya’nın düş ortamına, inanılır ve güçlü bir şekilde taşımak. Kitaptaki en fantastik noktaları alıp çağdaş teknoloji kullanarak, daha önce karşılaşmadıkları bir deneyimi yaşatmak istedim. Başlangıçta bu çok büyük bir işti. Eğer bunu yapacaksam, her şeyimi vermeliydim. Her anına kalbimi kattım. Ama, Tolkien ve dünyadaki hayranlarına bunu borçlu olduğumuzu düşünüyorum. En iyi çabamızı hak ediyorlar…”

 

7 yılık proje

 

Jackson, yaşamının 7 yılını bu projeye adamış. Ancak en zor olan, 3 filmin aynı anda çekilecek olmasıydı. Bu, filmcilik tarihinde, daha önce yapılmamış bir şeydi. Öykünün epik doğasının hakkını vermek için, bir tek büyük öykü gibi çekti. 3 film, 3 ayrı serüvene götürecek, ama muhteşem, bir tek unutulmaz öykü olacaktı. Öyle de oldu. 100 farklı yerde (çoğunluğu Yeni Zelanda’da) 274 günlük çekim maratonu sonunda amacına ulaştı.

 

 

 

Düş gücü canlanmaya başlıyor

 

Canlı aksiyon sahneleri, 4 yıl süren destansı özel efekt çabasının ürünü. Yeni Zelanda’nın efekt merkezi WETAFX’tan Richard Taylor, normal koşullarda 5 kişinin yapacağı işi tek basına yürüttü. Taylor, projeye savaşa giden bir general gibi yaklaştı. İşe alınan 120 teknisyen, yaratıklar, özel efektler, makyaj ve protezler, zırhlar ve silahlar, minyatürler, model efektlerini tasarladılar. Şimdiye kadar Tolkien’in Orta Dünyası, sadece okurların düş gücünde canlandı. Ancak, Yüzük Kardeştiği’nde hobbit delikleri “hobbiton”, elf sığmağı “Rivendell’in kaydırakları, “Sıçrayan Midilli İni”nin sisli ve dumanlı atmosferi, Moria madenlerinin mağaraları, fiziksel olarak hayata geçirildi.

 

Çizimlerle işe başlanıyor

 

İlk önce Tolkien’in tasvirlerinin 3 boyutlu görüntülere çevrilmeleri gerekiyordu. İşi, yazarın evrenini çok iyi tanıyan iki kişi üstlendi. Bunlar, dünyanın en iyi “konsept” sanatçıları Alan Lee ile John Howe’du. İkili, yüzlerce çizim yaptı. Bunlar, daha sonra arazilerle bölgelerin modellerine ve öykülerine dönüştü. Bazen de, yapım tasarımcısı Grant Major’ın gözetiminde tam boy setler kuruldu. Bu tam boy setlerin yanı sıra, çok sayıda minyatür de kullanıldı. Biraz büyüklerine “bigature” dendi.

 

 

 

Polistiren ve poliüretan

 

Büyük ya da küçük olsun, setlerin çoğu, binlerce yıllık yaşlı ağaç gibi görünebilen bir malzeme olan polistirenden yapıldı. Sıçrayan Midilli İni ya da Minas Tirith girişindeki taş heykeller buna en iyi örnek. Weta Kuzey Denizi’ndeki petrol platformlarını kauçukla kaplamak için poliüretan sprey makineleri kullanıldı. Setlerin inşasında göze alınması gereken şeylerden biri de dayanıklılıktı. Çünkü, bu setlerde dolaşan binlerce insan vardı. Her 30 cm. karesi 27 kg. ağırlığa dayanacak şekilde üretildi. Yine ilginç gelişmelerden biri hobbit köyü tasarlanırken yaşandı. Bu köyün gerçeğe uygun olması için, film çekiminden bir yıl önce, geniş bir yeşil alan kurularak 5.000 metre karelik bir alana sebze ve çiçek ekildi.

 

Daha önce de denenmişti

Animatörlükten yönetmenliğe terfi eden Ralph Bakshi, 1970’li yılların sonunda Tolkien’in düşünü geniş izleyici kitlesine taşımaya karar vermişti. Bakshi, hareketli çekimlerin Tolkien’in dünyasını resmetmek için uygun olmadığını düşündüğünden, çizgi film benzeri bir yapı düşlüyordu. Dolayısıyla, hem hareketli çekimin hem de çizgi filmin kullanıldığı “rotoskop” tekniğini kullandı.

 

Hareketli sahnelerin büyük bölümü İspanya’da çekildi. Daha sonra, aktörlerin hareketlerine animatörler tarafından çizimler eklendi. Ancak bu durum, filmin gerçeklikten uzaklaşmasına, bozuk ve düzensiz görüntülerin ortaya çıkmasına yol açtı. Bakshi, aynı zamanda Tolkien’in öyküsünü sistemleştirmekte de sorunlar yaşadı. Basit bir film için çok fazla olay dizisi ve çok fazla karakter kullanmıştı. Amacı, filmi 3 ya da 4 bölüm olarak çekmekti. İlk filmine “Yüzüklerin Efendisi: 1. Bölüm” adını verdi. Ancak yapımcılar, “1. Bölüm” ifadesini başlıktan çıkarttılar ve izleyicileri sonu olmayan bir filmle baş başa bıraktılar. Hayran kitlesinde yoğun tepkiye ve eleştirilere yol açmasına rağmen, film 10 milyon dolarlık geliriyle ticari başarı sayılıyor. Ancak, Bakshi, filmin devamını çekmek için çok çaba harcadıysa da, bir türlü destek bulamadı. Film, 2002’de DVD olarak piyasaya sürülecek…

 

Taylor, “Tolkien bir hayalperestti”

 

Taylor, “Tolkien bir hayalperestti” diyor. “Bu hayali yok etmek, estetik tasarımı yok etmek olurdu. Yaklaşımımızı şekillendiren şey, tüm o polistiren, metal ve tahta parçacıklarını gerçek bir dünyaya dönüştürmekti. Tolkien’in paletindeki renkleri film boyunca kullandık. Ancak, yarattığımız dünyanın kitabı okumayanlar tarafından da benimsenmesi asıl amacımızdı…”

Grafikler, kültürlerin birbirinden ayrılmasında kilit rol oynadı. Taylor, günümüz toplumunda Nike logosu gibi, grafiklerin de Orta Dünya kültürlerinin stenografisinin sağlanmasında kullanıldığını belirtiyor. Cücelere doğrusal ve köşeli bir biçim verilerek, güçlü bir yapıya sahip oldukları yansıtılmaya çalışılmış. Yine kadınsı, daha doğrusu çift cinsiyetli bir görüntü sergileyen elflerde “art nouveau” stili tercih edilmiş. Taylor, bu açıdan bunun sadece film çekmek değil, edebiyatın en önemli eserlerinden birini ekrana taşımak olduğunu söylüyor.

 

 

 

3000 kemer, 900 zırh, 2000 silah, 20 000 ev aleti, 1600 protez 

 

Her aktörün kıyafetlerindeki kemer ve tokalar farklı. Zırhlardaki farklı çizgiler, kostümlerin ve aksesuarların tek elden çıktığı izlenimini silmek üzere düşünülmüş ayrıntılar. Ork ordusu için, yaklaşık 3.000 kemer tasarlanmış. Orta Dünya’yı yaratmanın büyüklüğünü anlamak için, sadece rakamlara bakmak yeterli. 900’den fazla el yapımı zırh, 2.000’den fazla kauçuk ve güvenlik silahı, 100’den fazla özel el yapımı silah, sanatkârlarca elde yapılmış 20.000’i aşkın günlük ev aletleri, 1.600 çiftten fazla protez ayak ve kulak, hem de kişiye uygun boyutta ve ölçüde… Normal film ekibine ek olarak, WETA demirciler, deri işleyicileri, heykeltıraşlar ve Ortaçağ zırhı uzmanları getirdi. Özel bir lateksleme fırını, günün 24 saati, haftanın 7 günü çalışıyordu. Böylelikle, yüzlerce hobbit kulağı ve ayağı, urukhai’lerin kolları, bacakları ve diğer protezler üretiliyordu.

 

WETA, Orta Dünya’nın en gerçeküstü yaratıklarına bile beden verdi. Ayrıca, kalabalık ork ordusundakilerin birbirlerine benzememesi bile düşünülmüştü. Orklar için gri, fil derisini andıran, buruşuk ve yapay cilt hazırladılar. Ayrıca, böcekkabuğuna benzeyen zırhlar yaptılar, Orklar, ürkütücü böcek ile Ortaçağ şövalyelerinin karışımı bir görüntü sergiliyordu. Bu film için 200 ork kafası yapıldı. Her biri lateks köpüğünden üretilmiş maskelerden oluşuyordu. Farklı saç stilleri elde etmek için tek tek yak kılı dikildi. Mavi ayaklardaki uzun kıvrık pençeler, orkların diz boyu çizmelerinden çıkıyordu.

 

 

 

Bilgisayarlar ve programlar devreye giriyor

 

Peter Jackson, Yüzüklerin Efendisi’nin ilk film deneyimine hazır olduğunu; ancak, hakkını vermek için, tarihte hiç denenmemiş tutkulu bir yapım gerektiğini biliyordu. Görsel efekt teknolojisinin Tolkien’in hayalindeki efsaneleri ve manzaraları yansıtacak noktaya gelmesi, onun için büyük bir şanstı. Filmdeki sihirli dijital evren, WETAFX’ın bilgisayar grafik (CG) bölümü Weta Dijital tarafından tasarlandı. Görsel efekt yönetmeni Jim Rygiel, ilk bölüm için 450 görsel efekt karesi çekti. Üçlemenin tamamında bu sayı 1.500 kareye ulaştı. “AirForce 1”, “102 Dalmaçyalı” ve “Batman” filmlerinde çalışan Rygiel, bu filmde aynı sahnede, çok farklı görsel efektin bir arada kullanılması gerektiğini belirtiyor. “Bir filme başladığınızda, hangi efektleri kullanacağınızı hemen tasarlayabilirsiniz. Ancak, burada tam bir iç içe geçmiştik söz konusuydu. Bilgisayarlı grafik tekniğini, minyatürleri, blue-screen tekniğini ve hareketli çekimleri bir arada kullandık…”

 

Bilgisayarlı görüntü yaratma tekniğinde, genellikle bilindik yöntemler kullanılıyor. Aktörler, önce özel mavi ışıklı ortamda (blue-screen) kameraya çekiliyor. Bilgisayar, cisimlerin sınırlarını ayrıştırabildiğinden, daha önce çekilmiş sahnelerle bu görüntüyü kusursuz biçimde birleştiriyor. Bunun yanı sıra, film yapımındaki öteki efektler, yazılım programlarıyla harikalar yaratan “dijital sihirbazların eline bakıyor.

 

Kaç kişilik ordu istersiniz? Bin? on bin?

 

Bu yazılım sistemlerinden biri de, savaşların gerçeğe uygun olarak çekilmesini sağlayan MASSİVE sistemi. Örneğin, 10.000 kişilik ork ordusunun tepeden aşağıya doğru saldırması gerektiğinde, MASSIVE, her orku ekrana yerleştiriyor ve aktörlerin gerçek çekimlerinden aldığı görüntülerle onları istendiği gibi hareket ettiriyor. WETA’nın yürümeyi, koşmayı kılıç sallamayı, bıçak çekmeyi içren 300 harekettik dijital belleği var. MASSİVE, bu hareketleri her karaktere uygulayabiliyor. Hareketlerde benzerlikleri ortadan kaldırmak için de, Örneğin adımların uzunluğu ya da kısalığından kolların ileri geri sallanmasına kadar her ayrıntı farklılaştırılıyor. Sonuçta da büyük sayıdaki ork ordusunun, gerçeğe uygun ve farklı hareketlerdeki saldırıları doğuyor.

MASSİVE bir adım ileri gidiyor. Yapay zekâ tekniklerini kullanarak, her orka adeta beyin kazandırıyor ve otonom hareketleri sağlıyor. Saldırıya geçtiğinde ya da öldürüldüğünde ne yapması gerektiğini biliyor. Rygiel, “Bu yaratıkların içine şeytanı programlıyorsunuz, onlar da oynuyorlar” diyor.

 

Doğa da yapılan çekim, stüdyoda savaş alanı oluyor

Ordu görsel olduğundan ve bilgisayarla kontrol edildiğinden, kamera her yerde konuşlandırılabiliyor. Örneğin, tepenin helikopterle yukarıdan görüntüleri çekiliyor, laboratuara getiriliyor. Bilgisayarla tasarlanan orklar, gerçek görüntülere monte ediliyor. Böylece, orklar doğada savaşıyormuş gibi bir izlenim doğuyor.

 

Tolkien’in düş gücünü ekrana taşıyabilmek üzere, hemen her karakterde dijital sihirbazlar kullanılmış. Örneğin, yazarın “gölgelerin ve ışığın yaratığı” şeklinde tanımladığı “Balrog”… Taylor ve görsel yönetmen, bunu “şeytani bakışlı bir varlık” şeklinde tasarlamışlar. Pelerini uztun siyah dumandan ve başından ateşler yükselen bir yaratık. Bilgisayarla duman ve ateşi yaratmak çok zor. Ancak, Rygiel’in yazılım ekibi, yüzlerce deneme ve sayfalar dolusu parametre sonunda gerçeğe yakın görüntüye ulaştılar. Rygiel, “Gerçekten çok iyi bir karakter oldu. Diğerlerinden çok farklı, yürüyen ateşli fırına benzedi” diyor.

 

 “Gollum, dijital yaratıkların en gelişmişi”

Filmdeki en heyecan verici karakterlerden bir diğeri ise Gollum… Smeagol adında bir hobbit olarak doğan; ancak, yüzükle karşılaşmasından sonra ürkütücü bir değişime uğrayan yaratık. Richard Taylor, “Sanırım Gollum, şimdiye kadar görülmüş dijital yaratıkların en gelişmişi. Gollüm hepsine meydan okur” diyor. O da, bilgisayar teknikleri ve özel çekimlerle hayata geçirildi. Jackson, bilgisayarla yaratılmış görüntü istemiyordu. Bu yüzden, Gollum’un zor tasarımında gerçekçi hareketler, organik kas ve kemikler, saydam, ama etimsi deri kullanıldı. Hatta tasarımcılar, derisinin inandırıcı olması için anatomi kitapları bile okumuş. WETA, Gollumu’u tasarlarken, modelleme kodları, yeni deri ve kas kodları geliştirdiler. Bunun yanı sıra, melankoliden kötü kalpli tehditlere kadar her şeyi verebilmek üzere, seslendirmesi aktör Andy Serkis’e yaptırılmış. Ekrana animasyon karakteri olarak getiriliyor; ancak, duygusal olması, yüzük nedeniyle parçalanmış bir karakter olması gerekiyor. Dijital teknisyenler, kemikli yalnız yaratığın hareketlerinin hakkını verebilmesi için, Serkis ile çok yakın çalışmışlar.

 

Neden Yeni Zelanda?

 

Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde, film yapımcıları Orta Dünya’yi gerçekten yaratabilmek için, dünyanın 7.000 yıl önceki halini temsil edebilecek bir yer bulmak zorundaydılar. Güney Pasifik’te, Yeni Zelanda’da aradıklarını buldular. Yardımcı yapımcı Rick Porras, “Orta Dünya’nın bize tanıdık gelen bir havası var. Ama seyirci olarak, tam nerede olduğunu bilmiyorsunuz. Bu, Yeni Zelanda’nın güzelliği: İngiltere’ye benzeyen kırları, İsviçre Alpleri’nin kopyası dağlar ya da İtalya’daki gibi güzel göller. Bunca karışık, ama bir tek küçük ülkede filmi çekmek bizim için avantajdı” diyor.

 

Beğendiniz mi?

 

Peter Jackson ve ekibi, Yüzüklerin Efendisi gibi bir filmi çekmeye karar vermekle destansı bir görev üstlendiler. Kitaptaki her ipucunu en ince ayrıntısına kadar değerlendirdiler. Dahası Tolkien’in otantik evrenini ve yaratıklarını hayata geçirmek için kendilerinden de çok şey kattılar. Ancak, Jackson kendisini sırat köprüsünde gibi hissediyor. Çünkü üçleme, düş dünyasının kapılarını sonuna kadar araladığı için çok sevilmişti. Şimdi zihinlerde sadece tek bir soru var: Jackson’un filmi, okuyucuların düş dünyasında şekillenenleri karşılayabilecek mi?

 

 

 

YÜZÜKLERİN   EFENDİSİ   BAŞLICA   KARAKTERLER

 

Frodo Baggins,

Utangaç, ama içten bir hobbit. Yüzüğü yok etme görevini üsteniyor. Yüzük kardeşliğinin lideri.

Canlandıran : Elijah Wood..

 

Gandalf.

Yüzüğün yok edilmesine yardım ederek en bu sınavını veren büyücü,

Canlandıran: Ian McKellen.

 

Aragorn

(Yolgezer diyede biliniyor).

Cesur, haşin, uzun yıllarını sürgünde ve doğada dolaşarak geçiren bir insan.

Yüzük kardeşliğine katılarak en büyük serüvenine atılmak üzere.

Canlandıran: Viggo Mortensen.

 

SAM ya da Samwise Gamgee.

Frodo’nun en olağanüstü ve en sadık arkadaşlarından

biri haline gelen sıradan bir hobbit.

Canlandıran: Sean Astin.

 

Arwen,

Ölümlü Aragorn’a aşık olan

Elf prensesi.

Canlandıran: Liv Tyler.

 

 

 

 

Pippin ya da Peregrin Took.

Eğlencesine düşkün ve belayı çeken bir hobbit.

Canlandıran: Billy Boyd.

 

 

 

Bilbo Baggins.

Bir hobbit olan Bilbo, yüzüğü kuzeni Frodo’ya miras bırakıyor.

Canlandıran: Ian Holm.

 

 

Legolas.

Kılıç ve okta öldürücü.

Elfler’i kardeşlikte temsil ediyor.

Canlandıran: Orlando Bloom.

 

 

 

Gimli, Erebor’lu cüce.

Yüzük Kardeşliği üyeliğine katıldı. Gimli, Elfler ile dost olan nadir Cücelerdendi. .

Canlandıran: John Rhys-Davies

 

 

Saruman.

Bir zamanlar Bilgeler Konseyi’nin başı olan büyücü. Şeytanın gücüne boyun eğdi.

Canlandıran: Christopher Lee.

 

 

Galadriel

Çok güçlü ve korkusuz bir Elf kraliçesi…

Canlandsran: Cate Blanchett

 

 

 

 

Boromir

Yüzük Kardeşliği’ne katılan, ama yüzüğü yok etme konusunda kuşkulan olan bir

Canlandıran: Sean Bean.

 

 

 

Gollum/Smeagol

Shire’lı, hobbitvari bir yaratık, ama yüzüğün baştan çıkarıcı etkisi aklını çeldi ve bedeninin yapısını bozdu.

Canlandıran: Andy Serkis.

 

Film çekiminden ilginç notlar:

  • Bilbo Baggins’in doğumgünü pastasında 111 tane mum varmış ve normal olarak polyesterden yapılan pastayı tutuşturuvermiş.
  • Filmin orjinal uzunluğu 4 buçuk saatmiş.
  • Oyuncu ekibi ve film ekibi için her sabah kahvaltıda 1,460 yumurta pişiriliyormuş.
  • Viggo Mortensen bütün sahnelerini dublörsüz çekmiş ve bütün dövüş sahnelerinde gerçek çelik bir kılıç kullanmış.
  • Orlando Bloom da neredeyse hiç dublör kullanmamış ve bir kaburgasını kırmış.
  • Sam’ın Frodo’nun arkasından nehire koştuğu sahnede Sean Astin bir cam parçasına basmış ve ayağında protez hobbit ayağı olmasına rağmen o kadar çok kanamış ki mecburen hastaneye kaldırmışlar.
  • Christopher Lee, The Lord of the Rings serisini senede bir kere okurmuş ve Tolkien ile tanışan tek oyuncuymuş.
  • Film için ilk seçilen oyuncu Tolkien ile tanışmış olmasından ve kitabı birçok kere okumasından dolayı Christopher Lee’ymiş.
  • Gimli’yi canlandıran John Rhys-Davies, filmdeki en uzun boylu oyuncuymuş (Tam 186 cm)
  • Viggo Mortensen kendini rolüne öyle kaptırmış ki bir sohbet sırasında Peter Jackson’ın kendisine Aragorn diye hitap ettiğini yarım saat boyunca fark etmemiş.
  • The Lord of the Rings serisinin çekimi Yeni Zelanda ekonomisine 200 milyon dolar ek para getirmiş.

 Not : Alıntı olup Kaynağı bilinmemektedir..

Categories: Sinema

  • RSS
  • Linkedin
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube

Popular Posts

Çalismiyorsan Devle

Hükümetimiz yeni bir saçmalığa daha imza atmak üzere.  Genel Sağlık ...

Adınızın Japoncas

Bu aralar cok moda olan bişey varsa bu da sanırım ...

Bugun Mevlid Kandili

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) 'in doğdugu gunun kutlanması anlamına gelen Mevlid ...

Arama Motoru.. Hepsi

Bir webmasterin en vazgeilmezidir arama motorları. Sitesini daima tarfiğini yuksek ...

Hamachi Kur Ağını

Hamachi, hiç bir ayar gerektirmeden sanal ağ'lar (Virtual Private Network ...

Sponsors

  • Cheap reliable web hosting from WebHostingHub.com.
  • Domain name search and availability check by PCNames.com.
  • Website and logo design contests at DesignContest.net.
  • Reviews of the best cheap web hosting providers at WebHostingRating.com.