Browse By

Herseye Rağmen Tesekkurler “Hatırla Sevgili” Dizisi için

Spread the love

deniz gezmiş, yusuf aslan, hüseyin inanÇok fazla televizyon ile ilgili biri değilim gerekmedikçe de izlemem. Bunun yerine daha beyni çalıştıran faaliyetleri tercih ederim. Çünkü TV denen kutu gerçekten de zamanın uyuşturucusu. İzleyen herkesi kendine cekip hapsedip dünya ile ilişkisini kesiyor. Dedim ya gerekmedikçe. Bu gerekliliklerden biri ise ilk başladığı gunden beri takip ettiğim Hatırla Sevgili dizisidir.

Dizi şimdiye kadar pek de ele alınmamış yakın tarihimiz olan 1960-1970 li yıllardaki olaylara ışık tutarak bir yerde bizlere unutturulmak istenen gerçekleri göstermeye çalışıyordu. Hemde gunumuz Türkiye’sinin el verediği açıklıkta.  Bu aslında takdire şayan bir cesarettir. Çunku cok fazla tepki ve baskıyla karşı karşıya kalmaları söz konusu olamaları mümkündü.

Dizi ilk sezonunda 1960 dönemini ele alıyordu. Menderes döneminindeki siyasi olayları ele alıyordu.  Her ne kadar siyasi duruşu ve görüşlerine katılmasam da Menderes’in idamıyla sonuçlanan donemde Türkiye’nin tarihindeki bir kara leke günışığına çıkmıştı o dönemi hic yaşamamış insanlara bir fikir ve araşyırmaları için bir yol gösteriyordu.

O dönemde kurulan Askeri mahkemelerin nasıl tarafsızlıktan uzak nasıl demokrasiyi yok sayarak insanları ipe gönderdiği gözler önüne serildi. Utanç duyulacak kararlardı bunlar. Ne kadar karşı bir duruşunuz varsa da bir cana kıymak bu kadar kolay olmamalıdır.

Dizi 2. sezona başladığında yıllar 70 li yıllardı.ç İlk sezondaki cocuklar büyümüş birer üniversite öğrencisi olmuştu. Ve o donemin siyasi akımı olarak emperyalizme karşı duran sol görüşlü öğrencileri temsil ediyorlardı.  Amerika emperyalizminin o dönemde ülke üzerinde ne kadar etkili olduğunu o dönemin yöneticilerinin biryerlerden aldıkları emirleri ne kadar sadık olarak yerine getirdiğini, sırf amerikanın elini vatandan çekmesini isteyenlerin tam bağımsız bir Türkiye isteyenlerin basitçe kominist ilan ederek ölmeyi hakettiklerini anlatıyordu.

Dönemin en önemli kişisi en önemli öğrenci lideri Deniz Gezmiş te bu dizide unutulmadı. Önceleri genç ve yürekli bir cocuk gösterilerde ön saflarda yer aldı. Sonra bu karizmatik ve cesur duruşu ve liderliği ona saygıyı ve kendisini takip eden ve tek idealleri emperyalist güclerden kurtulmuş bağımsız bir Türkiye isteyen bir gençlik getirdi.  İdeallerine o kadar bağlılardı ki ölüme bile koşarak ve gülerek gitmesini de biliyorlardı.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının o dönemde yaptıkları yavaş yavaş dizide daha fazla yerini almaya başladı. Üniversitelerin bağımsızlıktan uzak birer siyasi üslere dönüşmesi halkı korumak görevi olanların silahlarına halka çevirmelerini irdeledi.Ama benim için en önemli olanın bu cesur ve yürekli çocukların davalarını herşeyin üzerinde bir değer olarak görmeleri ve inançlarıydı.

Bizlere okullarda bile okutulmayan görmezden gelinen , unutturulmaya çalışan yakın tarihi en azından bu dönemleri bilmeyenlere bir kaynak görevi yaptı bu dizi . Hemde cok iyi bir ayarda bunu bizlere hatırlattı.

İzledikçe isyan ettik hepimiz. Nasıl olur nasıl yapılabilir bunca haksızlık? Nasıl bir başka güç kendi insanını kendine kıydırabilirdi. İnsanlar çok büyük ızdıraplar yaşadılar. Okuması konuşması düşüncesini dile getirmesi yasaklandı. Kitapları yakıldı.  Evlere kapatıldı. İşkenceler gördü. Bazı sahnelerinde ve özellikle finale yakın bölümlerinde insanlar gözyaşlarına hakim olamadılar. Neden neden diye ağladılar. Eline silah almış fakat bir insanın bile canına kıymamış gencecik fidanları nasıl acımasızca öldürebildiler hemde başkalarının istemesiyle.

Yüreğimizi yakan sahnelerden biri de tarihimizde utancla hatırlanan Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere Katliamıydı. Amaçları idam kararı verilen sucsuz 3 arakadaslarının idamını önlemek olan 11 gencin üzrerine 1 bölük askerle giden ve ağır silahlarla ateş eden . Amaçları onları yakalamak değil de sadece katletmek olduğu görünen ve dizideki diyaloglardan anlaşıldığı kadar bir yerlerden emir bekleyen zihniyet tarafından katledilmeleri yüreklerimizi sızlattı.

Herşeye rağmen hapisanedeki onca işkenceye baskıya aşağılamaya rağmen bir an bile inançlarından taviz vermeyen mahkeme aşamasında daha mahkeme olmadan idam sehpaları hazırlanan Deniz Gezmiş Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ın hayata tutunuşları ve o duruma rağmen günün birinde hür ve bağımsız bir Türkiye nin varolacağına olan inançları taraflı tarafsız her insanı yapılanlar karşısında büyük bir üzüntüye sevketmiştir diziyi izlerken.

Son bölüm ise baştan sona artık bu taraflı dış güdümlü kararların haksızlıkların doruğa ulaştığı bölüm olmuştur. Tarihteki ince ayrıntılar gerçek tarihten belgelerle desteklenerek anlatılmıştır dizide. Mahir Çayan’ın naaşının ailesinin rızası olmadan gömülmesi Deniz ve arkadaslarının son gün mahkeme kararı bile halka açıklanmadan ve hatta bir gece vakti apar topar ayakkabılarını bile giymelerine izin verilmeden nasılda oldu bittiye getirilp darağacına gönderildikleri anlatıldı. Ve cok güzel bir dile ve duygusallıkta anlatıldı. Ben deahil hepimiz son sahnede Deniz Gezmiş in darağacına giderken ” Haydi Eyvallah” derken ki gözlerindeki ışığı hissettik.

Ölüm bir amacın, bu amaç ugruna şeferiyle savaşmanın mevyesi gibiydi onlar için.  onlar kardeşliğin hüküm sürdüğü bağımsız yaşanabilecek bir Türkiyeye armağan etmişlerdi kendilerini .Üç cesur yürekti onlar. Onurun mücadelenin cesaretin simgesi oldular insanların gözünde. Ve hep öyle kalacaklardı. Dizinin sonunu bile bile yine isyan ettik olanlara. Bu kadar kin neden. Kimlere hizmet ettiler hizmet için tayin edilenler. Acaba bizler gibi bu diziyi izlerken o kararları verenler vicdanlarıyla hesaplaşabildiler mi? Üzüntüden tüm gece uyuyamayan yüreği sızlayan bizler gibi onlarda acaba üzüldüler mi kıyarken o üç fidana. Ama hic sanmıyorum çünkü onlar o vicadanlarını satalı cok olmuştu.

Ama o gece diziyi izlerken birkez daha anladım ki bu insanlar bizlerden cok fazla şey beklemiş. Daha 36 sene olmuşken bizler coktan unuttuk o dönemi ve mücadeleyi. Hic ders almadık. Unutturmak isteyenlerden daha önce unuttuk o güzel insanları. Bugunler için mi gittiler ölüme. O mücadeleyi sanmıyorum ki bugunkü gençlik verebilsin. Çünkü o kadar araştırmaktan uzak değerlerini koruyan bu konuda mücadeleden uzak çalışmayan soru sormayan sorgulamayan tek amacı kısa yönden köşe dönmek populist  değerleri herşeyin önğnde tutan egoist bir nesil yaratıldi ki bu yaşananlardan sonra bunları gördükten ve bugunleri yaşadıktan sonra kahrolmamak elde değil.

Sonuç olarak ekranda onca üc soru bil milyar kazan, iki şarkı söyle söhret ol, kıcını göster ünlü ol, bağır çağır ailenin herkese deşifre et para kazan, kimin eli kimin cebinde gibi boş ve gereksiz yapım içerisinde aslında rating cihazına bile kurban gitmesi muhtemel bir konuyu ekrana getirmekle ve bunu herkesin anlayabildiği bir tarzda işleyen Deniz’in Mahir’in Yusuf’un Hüseyin’in adını bile duymamış genç insanlara bir iki satır bile okuma merakını yaratmış ise şimdiki boş işlerle dolu beyinlere mücadelenin dostluğun can yoldaşlığının aslından ne gibi bir kavram oldugunu gösterebilmiş ise, şimdileri başımıza bize yönetmek için gelenlerin geçmişte nasıl bir utanca imza attıları halde ellerindeki kanlarla hala uluorta gezebildiklerin bizlere tekrar hatırlatmış ise her türlü hatalarına oyuncuların bazılarının cok amatör kalmasına ve rollerinin haklarını vermemesine bazı çok önemli bilgi ve ayrıntıları gözden kaçırmasına rağmen bence dizi görevini fazlasıyla yerine getirmiştir. Bu yüzden dizide emeği gecen herkese oyuncusundan malzemeleri taşıyanına kadar buradan tum yüreğimle teşekkürü borç biliyorum.

Umarım ki aynı guzel anlatımı ve daha fazla özeni 1980 leri anlatacağı gelecek sezonda da devam ettirirler.

Teşekkürler bizlere Hatırlattığın için sevgili dizi.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •  

One thought on “Herseye Rağmen Tesekkurler “Hatırla Sevgili” Dizisi için”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyalama ne olur Çalış Senin de Olur..! Ayıp yaa..!