Euro2008 de Durum Değerlendirmem..!!

890

euro20087 Hazirandan bu yanadır hayatımıza giren futbol tum hızıyla akıp giderken yavaş yavaş final kapısı kendini gösteriyor artık. Yani yavaş yavaş takkeler düşüyor kel görünmeye başlıyor ama aynı zamanda kedi sandığımız takımlar içindeki aslanları da göstermeye başlıyor..  İkinci tur biterken birkaç ülke şimdiden bavulları topladı kimisi de bavulu hazırlamaya başladı. yarın da bizin milli takımımızın bavulu ya dürülecek ya da biraz da naftalin konup hesap uzatılacak kalınan lüx otele..

Tüm bu iki turluk mücadele sonunda aklıma ve gözüme takılanları siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Bakalım neler cıkacak bu akşam klavyemden… İlk olarak milli takımla başlamak istiyorum.

Fatih terim’in ben ve Türkiye’nin cok buyuk çoğunluğunun da düşündüğü üzere yaptığı aday kadrodan bu yana eleştirilerek turnuvaya başladı. Sanatrafor mevkiinde son günlerin moda tabiri pivot santrafor olarak oynayabilecek bir tek semih in olması baştanb ofsaytdı. Halbuki bir Ümit Karan ve Mehmet yıldız gibi  fizik gücü cok yüksek bir oyuncunun olmaması, orta sahada son iki yılın yıldızı olan Mehmet Topuzun olmaması Defansta son yılların en kötü defanscıları Gökhan Zan  ve artık emekli olma yaşına gelmiz futbol kariyerinde yaptıkları herzaman tartışılacak bir isim olan Emre Aşık olması açık yanlışlarıdı diye dusunuyorum. Son olarak da Gökhan Gönül ün sakatlığından sonra takımda oynaması en muhtemel oyuncu olan İbrahim Kaş’ın kadrodan cıkarılması. Orta alanda yaratıcı oyun kurucu olarak birtek Yıldıray ın olması ve gönderilmesi Schalke04 ün flaş ismi Altıntop Halil in de gönderilmesi Fatih Terim in en buyuk yanlışları bence.

Gerçi Terim’in yanlışları burada da bitmedi Euro2008 de . İlk maçımız olan Portekiz karşısında rakip takımın savunmasında en kısa adam 1.80 iken Nihat ı hayatında hic oynamadığı bir mevki olan çakılı forvet santrafor mevkisinde oynatıp hem kendisini hemde Türkiye yi bitirmesi cok önemli bir hataydı. Aynı macta sakat olan Tuncay’ı 90 dk tutması da akıl işi değildi. Orta sahada ancak fizik mücadelesi ile ön plana cıkabilecek ama hicbir yaratıcılığı olmayan ara pas nedir bilmeyen Emre Belözoğlu ile devam etmesi Portekiz in arayıp da bulamayacağı rahat bir oyunun temelerini attı..

90 dakika boyunca hicbir alanda bir üstünlüğümüz olmadı. Ne fizik ne teknik, ne defans ne ofans .. Her sekilde ezildik boyun eğdik. Rıdvan Dilmenin en cok direkleri beğendim demesi zaten herseyi ortaya koydu. Gökhan Zan ın bir kocaman hatadan ibaret oldugu 10. dk da anlaşıldı zaten. Birtek atağımız olmaz mı .. Olmadı.. Kişiliksiz bir futbol oynadık desek abartmış olmayız.  Colin Kazım ve marco Aurelio nun da takımda sivrilmesi de cok enteresan da hani. Bu da ruh meselesi demek ki.  Belki futbolcularımızın milli ruhları biraz euro ile orantılıdır ne dersiniz. Bu mactan alınan 2-0 lık sonuctan cok Fatih hocanın takım dizilişi ve oyundaki taktik hatalası daha cok önplana cıktı.

İsviçre macı bir finaldi. Ya Tamam ya devam diye klişe laflar da cıktı herzamanki gibi.  Gerci bizler halk olarak Devam diyemiyorduk ama sonucta rakip de ev sahibi isviçreydi yani bizden hakikaten zayıf bir takımdı. Bir galibiyet bize umut verecekti.  Mactan önce de portekiz Çeklere ayarı 3-1 ile vermişti zaten. Gecmişten kalan hesaplar tekrar ortaya dokuldu. Saha dizilişine bakıldığında sahada biraz daha fizik gücü önplanda olan bir takım vardı. Emrenin sakatlığında Tümer ortaya konmuş Gökdeniz takviyesi yapılmıştı. Yıldız adayı Arda sahadaydıç Ama ilk birkac ataktan sonra yağmurla beraber bizlerde şeker gibi eridik. Sonunda bizlerden Hakan Yakın golunu yaptı. İkinci yarıda elindeki tek sırtı dönük oynayabilen santraforu Semih i oyuna alması 60 dakiyı buldu sanıyorum. Bu değişiklik nihatı rahatlattı ortasahayı rahatlattı defansı rahatlattı. Cunku ileride top tutabiliyorduk. Nöbetci golcü Semih Nihatın ortasında guzel bir kafa ile durumu eşitlerken bir umut ışığı oldu ve 90+2 de bir kontraatakta (organize atak değil)  Arda nın kendi becerisiyle galibiyet geldi. Sonuc olarak cek macına formaliteden cok tur mücadelesi için çıkacağız ve İsviçre lileri evinde misafir pozisyonuna soktuk.

Ama bundan sonra ne olur derseniz ben cok karamsarım. Fizik üstünlüğü bizden kat kat yüksek olan çekler i gecmek hic de kolay olmayacaktır. Bizi asıl karamsarlığıa guzuren sey başta Fatih Terim ve oyun anlayışı ve de kadrodur. Bence işimiz mucize denebilecek kadar uzak. Umarım yanılırım.. 

Yazıyı cok gec saatte ancak yazabildim genel değerlendirmeyi diğer yazımda yapacağım.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir