Browse By

Çalismiyorsan Devlete Prim Vereceksin Genel Sağlık Sigortası

Spread the love

sgk

Hükümetimiz yeni bir saçmalığa daha imza atmak üzere.  Genel Sağlık Sigortası denen uygulama ile şimdiye kadar gelir vergisi kesintisi ve ssk primi ile  çalışanların iliğine kadar sömüren sistem artı çalışmayan vatandaşlara da el atıyor ve aylık prim talep ediyor. Madem calışmıyorsun, ne bileyim hastalanmayacaksın? o halde bana prim ver ki sana hastalandığında bakayım. O son derece modern ve bilimsel SSK hastanelerinde bakılmak bu kadar ucuz olmamalı. Bir bedeli olmalı.

Bu ulkenin anayasasında geçen sosyal devlet ilkesi artık gecersizdir bu dakikadan itibaren. Çunku sosyal devlet ilkesi geregince devlet geliri olmayan yani çalışmayan kişilerin sağlık ev eğitim giderlerini karşılamak zorundadır. Dolayısıyla bu uygulama herhangi bir geliri olmayan ama eşinden veya diğer aile bireylerinden kaynaklanan gelirde payına düşen sanal bir paydan dolayı prim ödemek zorunda kalıyor.  Yani ben 18 yaşında bir işsizim ama annem ve babam çalışıyor olsun. Eve  toplam giren paradan eğer bana düşen para yani üçe bölündüğünde 253,50 TL yi geçiyorsa prim ödeyeceğim devlete. Saçmalığa bakın.

Ben 12 senedir bir fiil maaşımdan sorulmadan kaynağından kesilerek prim ödeyeyim senede bir defa hastaneye gidip 12 ay devlete bayılayım ama evdeki eşimi bundan boyle parasını vererek tedavi ettireyim eğer hastalanırsa. Tabi hastalandı diyelim tedavi gördüğümüz hastanler malum sağlam giren hasta cıkıyor tedavi olmayan giden hastalara da köpek muamelesi yapılarak.

Zaten bu yasayı çıkaran vekillerimiz 5 senede emekliliğe hak kazanırken ben 15 sene prim ödeyip 25 yıl prim ödemek ve 57 yaşımı beklemek zorundayım. lan zaten turkiyede ortalama ömür 60 yıl.  Üç yıl için mi ben bu çileyi cekiyorum. Madem oyle kaldır prim ödeme zorunluluğunu maaşımı tam ver özel sigorta zorunluluğu getir özel sektörde rekabet artsın daha ucuza daha iyi imkanlarla emekli olalım hem de adam gibi tedavi görelim. Yok ama herseyde olduğu gibi devlet vatandaşı yolması için başkasına vermez.

Ama bu millete hersey mustehak. Hakediyoruz ki boyle seyler başımıza geliyor. Milliyet gazetesinde bu genel sağlık sigortası için guzel bir haber yapılmış gayet de açıklayıcı olmuş. haber söyle

Genel Sağlık Sigortası uygulaması başlıyor
59 milyon kişi Genel Sağlık Sigortası(GSS) kapsamına giriyor. Başvurular 1 Ekim’de başlıyor. 59 milyon kişi Genel Sağlık Sigortası(GSS) kapsamına giriyor. Başvurular 1 Ekim’de başlıyor. GSS’ye SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındakilerin dışında, sosyal güvencesi olmayan ve Yeşil Kart uygulamasından yararlanamayan yaklaşık 3 milyon kişi de dahil olacak. Ancak zaman sınırlı. Çünkü bu 3 milyon kişiden 31 Ekim 2010 tarihine kadar başvurmayanlara 760 lira para cezası kesilecek. Bu arada, altyapıdaki eksiklikler yüzünden sistemin ertelenmesi de söz konusu.

Hiçbir sosyal güvencesi olmayan vatandaşlar belirlenen tarihlerde başvurdukları takdirde GSS kapsamına girseler de sağlık hizmetlerinden faydalanabilmek için sigorta primlerini kendileri ödeyecek. Sisteme dahil olmayanlar ise 760.5 lira para cezasına çarptırılmanın yanı sıra yapılacak olan gelir tesptinde aylık gelirleri de 1521 liranın üzerinde sayılarak olmayan maaşlarından sigorta primi için her ay 182.5 lira para kesilecek.

UYGULAMA NASIL İŞLEYECEK?

Yeni uygulama ile birlikte Türkiye’de 59 milyon kişinin (SGK’ya tabi çalışanlar, emekliler veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin toplamı) GSS kapsamında olacak. SGK tarafından yapılacak tespit sonucunda; aile içinde kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin 3’te 1’inden (253.50 TL) az olanların primlerini devlet ödeyecek.

Kişi başına düşen aylık geliri; brüt asgari ücretin 3’te 1’i (253.50 TL) ile brüt asgari ücret (760.50 TL) arasında olduğu belirlenen kişiler için aylık 30.42 TL GSS primi ödenecek. Kişi başına düşen geliri; brüt asgari ücret (760.50) ile brüt asgari ücretin 2 katı (1521 TL) arasında olduğu belirlenen kişiler için aylık 91.26 TL GSS primi ödenecek. Kişi başına düşen geliri; brüt asgari ücretin 2 katından fazla(1521 TL’den fazla) olduğu belirlenenler için aylık 182.52 TL GSS primi ödenecek.

Örneğin; sosyal güvencesi olmayan 4 kişilik bir ailenin eline 1000 lira geçiyor, yani kişi başına 250 lira düşüyor. Brüt asgari ücret 729 lira. Bunu üçe böldüğünüzde 243 lira çıkıyor. Kişi başına 243 liradan fazla geliri olan bu ailemiz, ayda 30 lira prim ödeyerek sağlık yardımlarından faydalanacak. Ama 5 kişilik bir ailenin eline toplam 1000 lira geçiyorsa, bu herkese 200 lira düştüğü anlamına gelir. O zaman ailenin primini devlet karşılayacak. Şayet 4 kişilik bir ailenin 2 bin 500 lira geliri varsa ortalama 625 lira düştüğünden, bu aile ayda 88 lira prim ödeyecek.”

HER AİLEDEN EŞLERDEN BİRİSİNİN DAHİL OLMASI YETERLİ

Sisteme dahil olmak için eşlerden birisinin Genel Sağlık Sigortalı’sı olmasının yeterli olduğunu ifade eden Posta Gazetesi yazarı Ekrem Sarısu, “Eşlerin bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinde ücret ödemeden faydalanabilecek. Ailelerde çocuklar için ise bir ayrıntı söz konusu. Ailedeki tüm çocuklar 18 yaşına kadar, lise öğrenimine devam eden çocuklar 20 yaşına kadar, üniversite öğrenimine devam eden çocuklar ise 25 yaşına kadar ailesinden dolayı genel sağlık sigortalısı sayılacak. Bu yaşları aşan çocuklar ise kendi GSS kaydını yaptımak zorundalar” dedi.

İŞSİZLERİN GELİRİ YAPTIKLARI HARCAMALARA GÖRE BELİRLENECEK

Sosyal Güvenlik Kurumu, yapacağı gelir tespitinden sonra her ailenin gelir düzeyini belirleyecek. İşsiz olduğu için belgelenebilir bir geliri olmadığından bu ailelerin gelir tespiti yapılan harcamalar üzerinden yapılacak. Örneğin kira ödemesi, faturalar gibi harcamalar üzerinden bir gelir hesaplanmaya çalışacak ve bu gelir üzerinde hangi dilime giriyorsa ona göre bir sigorta primi belirlenecek. Gelir tespiti yapılırken belgelenmemiş kira veya tarla gelirleri, banka hesapları gibi kazançlar göz önünde bulunurulacak

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •  

104 thoughts on “Çalismiyorsan Devlete Prim Vereceksin Genel Sağlık Sigortası”

  1. ilaydanur says:

    BENİM EŞİM SGK LI ASKERİ ÜCRETLE ÇALISIYOR BIR COCUGUM VAR ONA BAKACAK BIRISI OLMADIGI İÇİN BEN ÇALISAMIYORUM SGK LI OLANLARDAMI BU SİSTEME KAYITLI OLACAK HEM 200 KÜSÜRÜ NASIL ÖDEYECEGIZ ALDIGI ASGARİ ÜCRET KİRADAYIZ ADAM NASIL PARA YETISTIRECEK ANLAMIYORUM NASIL DEVLET BU YA İŞ YOK PARA YOK EN SONUNDA KARIYI KIZI SOKAGA DÖKTÜRECEKLER DEVLETIN BİZE VERMESİ GEREKİRKEN BİZDEN ALIYOR AZ ZAM YAPSIN MİLLET VEKİLLERİNE ONUDA BİZDEN ÇIKARTIYORLAR İŞTE DOKTORA GIT ECZANEYE GİT PARA VER NE ANLADIM SGK DAN ÖZEL MUAYENEYE GITESEN DAHA MANTIKLI NERDE KALDI SGK BİZ KOYUN OLDUKCA DAHA COK GÜDERLER BİZİ KENDİLERİNİN KÜPLERİ DOLU NASILSA NE ZAM YAPIYOR ASGARİ ÜCRETE BIRDE UTANMADAN PARA ALICAK .

  2. osman kıllı says:

    ananın amına sok fakir fukaradan aldıgın parayı orospu cocuklerı tabı kendılerının tuuzu kuru ne oluyosa fakıre oluyo bu devırde bacısını sıkıyım boyle devletın ben orrrrooossspu cocuklarıııı

  3. soyguncular says:

    Soyun fakirin 3 kurus alamadıgı parası var onuda siz sömürün inşallah o meclise uçak düşerde geberirsiniz hepiniz.

  4. sikmebas says:

    neden meclise ucak dusuruyoz ki, akp’nin binasina dusurelim, boylece yalnizca bu gss sacmaligini getiren serefsizler gebersin cehenneme gitsin.

  5. spider says:

    Önce bi yazılanları okuyun, sonra okuduğunuzu anlayın da öyle mesaj atın. Devlet işi olmayanı da sigortalı yapacak, işin özeti bu. Parayı veren devlet yani. Tepede akp var ya gerisine aklınız ermiyor. Ne yenilik gelirse kötü belliyorsunuz. Biraz okuyun anlayın len

  6. sorana sokan says:

    lan spider götü adam işsiz parası yok,yasada diyorki sende yoksa eve giren para babanın parasından kesicez diyor amına soktumun piçi oku önce şu amına kodumun salak yasasını iyi o zaman adam öldrim babamı atsnlar içeri böyle salaklık olmaz amına sokayım sizin

  7. YOKARTIK says:

    Şu ülkede 10-12 milyon yeşil kartlı insan var. Devlete göre 1.7 milyon (yersen) işsiz sigortasız varmış SGK güvencesi olmayan insan mı batmış? bizde bunu yedik?! 28 kurumdan sorgulanacak diyorlar dövlet buba 1.7 milyon vatandaşı sorgula geliri olmayan vatandaşlarıda T.C kimlik no üzerinden saglık sigortalı yap!
    Asıl dövlet bize bahmıyırrrr…. ulan!

  8. mehmet says:

    Lan gerizekalı hayvanlar bu adamın geliri asgari ücretin üçte biri kadar veya hiç bir geliri yoksa her ay bu parayı nasıl ödesin. ben böyle denyoluk görmedim her ay bilerek hasta olup gidip ilaç mı alalım ne yapalım. bu uygulamanın hiç bir mantığı yok tamamen sömürgecilik. Devletten arkamıza kocaman bir kazık daha.

  9. scorpion says:

    Lan spider gerizekalısı nerenli okudun bilmiyom yada oturdugun organla mı idrak ettin bilmiyom…Lan allahın malı calısmayanı sigortalı yapıyolar diyosun da calısmayan adam nasıl sigorta odesin?

  10. Öğrenci says:

    Ben öğrenciyim yanlıs bi deneyim ve önce yüksek okul okumam ve ardından sıfırdan hazırlanıp 4 yıllık üniye girmem dolayısıyla 25 yası doldurdum.. suan gelırım yok uzerıme bı mal varlıgı yok ailemle yasamıyorum bugun gittim kaymakamlıga anlattım durumu yok ılla oducen dıyo nerden oducem kendıme bakamıyorumkı zaten dıyorum ailen odesın dıyo 27 yasındayım babam benım yerıme neden odesın ? ben babamın sıgortasından 25 yasından sonra ogrencı olsamda yararlanamasken babam neden bana 27 yasımda para odemek zorunda kalıyo? ve anlamadıgım konu aldıgım forumda yanı kaymakamlıktan verılende donumuzun bedenıne kadar her seyı sormuslar evdekı tuvalete banyoya kadar bunlardan sizene benım özelımden devlete ne ? yok ne sıklıkla et yıyonuz sıklardada gunde bır haftada bır ayda bır dıyo ya 4 ayda bı yıyosam ne olcak ?? hem bu ısle neden ssk degılde kaymakamlık ılgılenıyo gıdıyorum soruyorum kımse bıseyden anlamıyo bızde 1 aydır uyguluyorum tum detayları bılmıyoruz dıyolar sadece.. Ayrıca neden ben bu devletın saglık sıgortasını zorla yaptırmak zorunda kalıyorum ?? zaten ssk lar 5 para etmez saglam gırsen hasta cıkarsın.. belkı ozel sıgorta yaptırıcam dıyelım neden olmuyoda ılla bızım ıskeleye yanas denıyo.. kımse kusura bakmasın ama bırılerının bu ulkede bedava yasamalarını saglamak ıcın bızım sırtımızdan parakazanmaya calıstıgı kesın tıpkı bos yere odedıgımız elektrık faturaları gıbı vs.. Tebrıkler

  11. anası sıktım akpsı says:

    anasını sıktıklerımının dınınızı kıtabınızı aq cocukları ımamlara bakmaktan camı yapmaktan ogrencılere sıra gelmıo deme orusssssssspunun cocukları kıtabını sıkım pıcler aynı kıtabı yıllarca okumaktan beyın kalmamıs orusssssspu evlattları

  12. gecerkenugradim says:

    hehe, tam KafKaf sitesi, küfürün bini bir para :)

    Amma arkadaşlar da haklı. spider gibi Akp gençlik kolları elemanları ya da fettulahçılar hep bu tarz yerlerde. ama böyle durumlarda sesleri solukları azalıyor, çünkü onlarda farkında bunun bir soygun olduğundan.

    işin özü arkadaşlar, bu hükümet bütçe açısından batmak üzere. herşeyi satıp sıvadılar, cemaati güçlendirdiler ama şimdi elde yok avuçta yok durumundalar. yandaşlardan da alamazlar artık para. o nedenle yoksula ( onların osmanlı anlayışlarıyla kullara ) yükleniyorlar. çünkü sesi en az çıkacak ve hiç kaale alınmayacak bir durumdayız hepimiz.

    Aslında bunları batırmak o kadar kolay ki. Şu oy vermeyen %50 sadece 1 ay boyunca gıda dışında alışveriş etmese ben görürüm onları. vergi gelirleri nasıl düşecek, nası döte gelecekler.

    Neyse bu bir soygun, vakıflarda attığınız imzalar da aslında onlara evinize kadar gelip, donunuza kadar aramalarına hak veriyor. kısacası artık kişisel hak-hukuk-gizlilik durumu yok. tam bir kul-köle durumu var.

    Kafkaflara selam buradan.

  13. Soner says:

    yeminle soyluyorum tam bir sacmalik.. hic kimsenin dogru durust haberi bile yok, ne yapmaya calisiyorla anlamis degilim, sacma sapan bir form yollayacaklarmis, onu bile yollamadilar. afedersiniz zorla milletin kicindan kan aliyorlar. ama parasi olan icin her sey yolunda tabi ki, neden umrunda olsun ki. olan garibana oluyor her zaman ve biz uyudukca magduriyetimiz devam edecek. ben bu uygulamayi protesto ediyor ve hic bir basvuruda bulunmuyorum arkadaslar!! bu kanun tam bir fiyaskodur ve iptali icin ne gerekiyorsa yapilmalidir !!!

  14. spider says:

    hepinizin ta amna goyuuuuuuuuuuuuummmm

  15. spider says:

    lan sorana sokamayan piçi ben sana bi sokayım ondan sonra sor piçin evladı anası sikşmiş orospunun çocuğu amcık ağzla anasını satan pezevenk gıçına attıran yanlışlıkla gözünedemi attırdı piççççç gibi okuma bacını gönder bana ona ben izah ederimmm….

  16. SACMALIK says:

    Devletçi, milliyetçi bir insanı anarşist yapabilecek bir uygulama, zorbalık HARAÇTIR!
    Bu yasayla beraber emeklilik yaşı 65 olmuş ve prim gün sayısı 9000! (25 YIL) olmuştur. 20 yaşında iş hayatına atışmış hiç fire vermeden çalışmış bir insanın prim gün sayısını doldurması 45 yaşına tekabül eder… (ONDAN SONRA 20 SENE EMEKLİLİK İÇİN BEKLER!!! komedi…) Mezarda emeklilik! Anayasa da 18 yaşını doldurmuş her vatandaş ayrı bir bireydir yazacak, sonra da işsiz 18 yaşını geçmiş adamı anasının babasının dedesinin ninesinin teyzesinin halasının v.s üzerinden primlendireceksin? Sırf onlarla aynı evi paylaştığı için öylemi? Ha bir de bu yasa birçok işverenin götünü iyice havalandıracak bir uygulamadır! Artık bir çok işveren (Maaş + yemek + ssk) yazmak yerine direk (Maaş + yemek + sgk yada gss) yazmalarına sebep olmuştur. VE OLACAKTIR! Bazı işverenler ise zaman içerisinde ilanlarına ssk yazıp aradığınız zaman yohh yanluş yazmışuk gss’yi maaşınıza + ek olarak vereceğiz diyeceklerdir! Devlet hazineye 2 ek gelir daha gelsin derken 5’den olacak ve bunun yanında vatandaşınıda mağdur edecektir…

  17. sacmalıgın danıskası says:

    AKP HÜKÜMETİNE oy verenlere mustehak bır yasadır.Ama kurunun yanında yas yanıyor.bu yasayı ılkokul cocucuguna anlatsan o bıle bır soygun oldugunu anlar.Bu devvlet bu mılletı bu kadar enayı bu kadar koyun goruyor.yahu sanane benım saglıgımdan.kırkyılın bası bır doktora gıdıcem oradada kopek muamaelesı yapacaklar.hemıde benım paramla bana.bunun ıcın olmayayn mal varlıgımı desıfre ettırecegım.zaten odedıgımız vergıler ortada nefes almak ıcın bıle vergı verıyoruz.evde yemege ekmek bulamayan vatandas bu parayı nasıl odeyecek.Aklı basında bırılerı cıksın bunların ızahını yapsın yeter yahu mılletın bogazına bınmeyın artık.ha ıllede sıgortalı yapmak ıstıyorsan devletlıgını goster alma kımseden para.ozaman dıyelım buyuk hukumetmıs dıye.cebımızdekı parayı sadece gelırmıs gıbı dusunen zıhnıyet bu mıllet ne yıyıp ıcecek zıkkım mı?onada mı goz dıktın .???

  18. ALLAH BELALARINI VERSİN says:

    BUKANUNU ÇİKARANIN DESTEKVERENİN ALLAH BELASINI VERSİN BUNE ZULUMDUR.İNŞALLAH BİZİM DURUMUMUZDAN BİN BETER OLURSUNUZ. KÖPEKLER

  19. Erdal says:

    Yukarıdaki yorumları üzülerek okuyorum.Umarım bu yorumları yazanlar okur yazar olması mümkün degil.GSS bütün detayı ile okursanız aslında sosyal devlet anlayışını görürsünüz.Gerçi cahile ne kadar anlatırsan anlat boş.Bunca zaman yeşil kart kullanan grand cherokee jeep sahibi bir dünya şerefsiz varken bunları görmezsiniz.Zamanında ssk lı olmak ile cüzzamlı olmak arasında fark yoktu.Ne saglık hizmeti alıyordun nede adam yerine konuyordun ne cabuk unuttunuz.Sizi adam yerine koymayanlar kıymetli olur zaten adam degilsinizde ondan.

  20. Ahmet says:

    Erdal sendemi AKP şakşakcısısın ulan? Üzülüyormuş vah vah! Ulan dalkavuk Cahilin ağababası seni! Git yeşilkartı kim çıkartmış araştır Süleyman DEMİREL 1992 yılında çıkartmıştır. 2000-2003 yılları arasında istanbul da sadece 600 küsür kişi yeşil kartlıyken bugün bu rakam 600-700 BİN KİŞİYİ GEÇMİŞTİR! Türkiye genelini sorma bile… AKP oy toplayacağım diye millete yeşil kartı peynir ekmek gibi dagıtmıştır! Sonra bu ekonomiye agır bir yük getirmiş ve işsiz adamlardan alacakları paralarla durumu düzeltmeye çalışmaktalar! ULAN DALKAVUK ERDAL BAK BURAYA BAK! Amcam ssk’da ameliyat olduktan sonra ciğerleri su topladı oksijen tüpüne bağlı şekilde öldü! yavaş yavaş acı çeke çeke o dağ gibi adam eridi gitti ve en sonunda öldü. Umarım seninde sevdiğin bir kişinin başına aynı yada benzer bir olay gelirde o zaman ssknın durumunu sende görürsün! Ulan Liboş! bu yeşil kartları verirken doğru düzgün araştırsaydılar ya? Bu ülkede 1-2 çocuğu olanın suçu ne ulan? 5-10 çocuğun varsa zaten prim ödemeyeceksin devlet 1-2 çocuğu olan insanlardan aldığı gss paralarıyla onları finanse edecek onlara bakacak!

  21. Ahmet says:

    Ha söylemeyi unuttum Erdal dalkavuğu! Cahilin ağababası seni.. Siktir git bi sosyal devlet nedir araştır! Ondan sonra gel burada konuş ulan!

  22. siktiğimin ampul kafası. says:

    arkadaşlar ben işsizim ve hasta olsam bir şekilde hallediyorum. zaten çok fazlada hasta olmuyorum. 2 gün sonra benim primim babamdan kesilirse ben nasıl babamın yüzüne bakarım. zaten işsiz olarak canım sıkkın ve birde ona böyle bir maddi yük olmak. Bu kanun çok kişiyi ipe götürür. gecenin köründe yüzde 90 zam yapan meclis şimdi bunu faturasını bize ödetiyor. hepsinin amına koyayım. tek kuruş vermeyecem, zaten yok. olsada vermeyecem şerefsizlere. ama tabi biz sesimizi çıkarmadıkça böyle olur. miting fln yapmak lazım. meclisi sallamak lazım

  23. Erdal says:

    Ahmet beni sinirlendirme, sikik. ben akpciyim ve çokda mennunum. siz anlarsınız. Eski partiler ne yaptı sanki, hayvanlar. her zaman açlıktan nefesiniz kokcağına bi hastaneye gidin.yawşaklar

  24. Ahmet says:

    Erdal akp ihalelerle sana yada yakınlarına mı peşkeş çekti tekeli telekomu botaşı v.s? Ulan dalkavuk bunlar herşeyi özelleştirdi şimdide işsizin cebine al atıyorlar bu yasayla çünkü satacak birşey kalmadı! git tekeli araştır ne kadara özelleştirilmiş sonrasında birkaç yıl sonra nekadara başkalarına satılmış araştır! Ulan LİBOŞ biz ecevitide erbakanınıda tansu çillerinide gördük git araştır ulan şakşakcı hangi siyasetcinin döneminde bu kadar cari açık olmuş? Hangi siyasetci ülkeyi satmış bu Akpden başka ha? Hangi siyasetcinin döneminde terör bu kadar azmış bu akp döneminden başka? Senin ben aklını sikeyim ulan! (oda yok ya neyse) Daha bu van depreminde 1999 da koyulan ötv namı değer deprem vergisiyle duble yol yaptık cari açığı kapatmakda kullandık diyen akp değil mi? ötv üzerinden kdv alan (vergininde vergisini alan) bunlar değil mi? Şehit’e kelle terörist başına sayın diyen başbakan değil mi? Olmayan sorunu var eden kürt sorunu diye çıkartıp oy toplamaya çalışan bunlar değil mi? Türban sorununu dile getiren ve bunu savunan cahil kadınlar mirasdada %50 pay kadına verilsin neden demiyorlar? Ulan bu ülkede senin gibi her bayram namazına ve cuma namazına giden insanları müslüman zanneden şakirtler olduğu müddetce bu ülke bir arpa boyu yol kat edemez! Senin ben aklını beyinciğini sikeyim ulan!
    Ulan yavşak! 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı aylık 3000 küsür TL Ulan göt lalesi o zaman 4 kişilik bir ailede gelir 1200 tl ise prim ödemek zorundasın bu yasanın adı yoksulluk vergisi haracıdır lan sikik! ANANIDA AL GİT ULAN!

  25. Mehmet says:

    Bu yasayı çıkaranlarında düşünenlerinde ALLAH belasını versin!

  26. Ferdi says:

    Lanet olsun böyle yasaya nerede sosyal devlet?!?!?! Nerede Devlet?!?!?!? Bu ülkede ailesi ile arası iyi olmayan binlerce insan varrrrr sırf ikametgah adresleri onlarla aynı evde diye onlara borç yazmak??? Hemde ailesinin geliri üzerinden??????? Benim ne yaşadığımı Allah bilir ulan şerefsizler! Bu yasayı çıkaran bu kanunu destekleyen herkesin Allah belasını versin! Ama sadece bununlada kalmayacağım gerekirse mitinglere katılıp protesto edeceğim! Elimden ne geliyorsa yapacağım! Lanet olsun lan işsizim işim yok! birde yaşadığım hanedeki insanlardan beni primlendireceklermiş öylemi?! Yemin olsun Allah’a and olsun ki! İntaharı düşünen bir insan olarak şayet intahar edeceksem yanımda vekil olur bakan olur memur olur kendimle beraber birilerinide götüreceğim!

  27. saçmalıgın danıskası says:

    Ahmet kardesım soyledıklerınde cok haklısın.bu ulkede ERDAL GIBI zihnıyetler oldugu surece bır arpa boyu yol gıdılmez SEVGILI ATATURK senı arar olduk.ınsan su okudukları karsısında sessız kalamıyor.cogunluk olayın farkında yanı aklı basında olan herkes olayın farkında.dıgerlerını sıktıret gıtsın soyle bır bılgı daha ogrendım.bu bıze gelır tesbıtı dıye ımzalatmaya calıstıkları kagıtta” eve ıstedıklerı bır zamanda yetkılı bırını gonderıp tespıt calısması yapılmasında bır sakınca gormuyorum “seklınde bır ıbare varmıs .yok daha neler ne ısı var bır yabancının benım senın evınde .bu nasıl bır mantık nasıl dayatmadır.arkadaslar ben gıtmıyorum tesbıte mesbıte.ınsanları haybıyeden borclandırıp psıkolojık baskı uygulamasından baska bır sey degıl bu.sankı ınsanlar huzurlu herkesın cebınde ganı ganı para .zengın olanda zaten sorun yok.olan yıne fakıre oluyor.FERDI KARDESIM manyakmısın oyle ıntıhar mıntıhar lafı .degrmı sence .kendını topla bız demokratık bır ulkede yasıyorsak hakkımızı savunmasınıda bılırız.hersey yoluna gırer .bu olay boyle sonucsuz kalmaz allahın ıznıyle.gıtsınler senı benı degıl yesıl kart dagıttıkları ınsanları arastırsınlar bu daha kolay ve hızlı olur.ama amac baska tabı nasıl soysak bu ınsanları daha polıtıkası .

  28. x says:

    baktılar halk doğunun kaçak elektriğini hiç ses çıkarmadan ödüyor fatura yoluyla, yeşilkart giderlerinide dürüst insanlara yükleyelim dediler…

  29. ALLAH BELALARINI VERSİN says:

    budurum da bile akp yi savunan var heralde bunlar hiç işsiz kalmamış elinizi biryerinize koyun koyun da düşünün çalışanın bile ailesini zorzamet geçindirdihi bir dönemde dorudurus işbulup da çalışamayan borç bulup günubirlik geçiçi işlerde çalışıp fatura kıra vesaire masrafları öduyosun bunuda ödediyenlere destek veriyosunuz (verenler) ayıptır zalimliktir.

  30. İlahi adalet says:

    Bütün yazılanları okudum. Yemlenenler haricindekilerin yazdıklarına kelimesi kelimesine katılıyorum. Bu iktidarı bütün bu yaptıklarına rağmen hâlâ savunanları Allah inşallah savundukları günlerine küfür ettirecek hallere düşürür. Aslında beddua etmeyi sevmem fakat mazlumu görüp- duyup da zalimin yanında olanlar bedduayı hakederler. Haksızlık karşısında susan dil şeytansa, haksızlığın tarafında konuşan dili tanımlayamıyorum bile. Bir de milletvekili maaş zammı hadisesi var. Bu iktidarın çakalları kıskandıran zihniyetini aslında gece yarısı yaptıları maaş zamları ortaya koyuyor. O yüzden kimse kimseyi kandırmasın. Yemlenenler susup kabahatleriyle otursun. Hiç kimse aptal değil. Herkes herşeyin farkında. Medyada dillendiriliyor. Neymiş efendim vekil maaşları vekillerin gözünü doyurmalıymış ki başka şeylere tamah etmesinler. Sen merak etme sütü bozuk olana dünyayı versen yine doymaz. Allah rızası için halka hizmet etmek isteyen ise bu işi bedavaya da yapar. Kısacası herşeye rağmen en azından akpye asla oy vermediğim için vicdanım rahat.

  31. tarz says:

    burdakiler yorumlarının çocu saten saçma soruyorum hükümet sen niye varsın yoksulun yanında olmıcaksında zengininmi olcaksın adamın 3 kuruş parası varsa bundan sanane o adam ölse mezar parasını defin parasını sizmi karşılıcaksınızz kapınıza gelsek içeri giremiyorum kimseye derdimizi anlatamıyoruz bakanmış millet vekiliymiş v b nerdesinizz nerdeeeeeeeee ibnelik yapmayın insanları mal yerine ve koyun gibi oraya buraya sürmeyin devlet olarak millete görevlerinizi yapın anı olarak bişeler bırakın ananızı degilll saten bezim yazdıklarımızlada bişey olmaz yaaa boş yazıyoruzz yine seçimlerde mal gibi oyu veririzz

  32. aq@hotmail.com says:

    Adilik şerefsizlik bu baska bırsey degıl !! Lan ınsanların ac senın calısmıyor para kazanmıyor bırde utanmadan her ay para mı ıstıyorsun calısmayan ınsanlardan musluman mısınız sız Allah belanızı versin sızın muslumanlarmıs boyle bır sacmalık olabılır mı zaten ınsanlar aç acıkta parasız asgari ucret ıle calısıyorsa birde 100 200 tl para odeyecek Allahın belaları sattınız ulkeyı yetmedi sımdı de vatandaşın olmayan parasına mı kaldınız

  33. myth says:

    yakında gss yi kara geçirip özelleştirirlerse hiç şaşırmam.

  34. Geçerken Uğradım says:

    Gördüğüm kadarıyla hala utanmadan AKP’yi destekleyen insanlar var yazık! Hemde çok yazık! Aziz nesin ahhh Aziz nesin!
    Başbakanın seçim öncesin de yaptığı açıklamayı izleyin.
    http://www.youtube.com/watch?v=Ypnhi3a7id8
    Sonrasında kamera karşısına geçip bedelli askerlik çıkarttık dediğini hatırlayın!
    Dağdaki kaçakcıları terörist sandığı için bombalayan devletimiz, onların kaçakcı çıkması sonucun da ölen herbir kaçakcı için 123 bin TL + Toki’den ev verecek üstelik ölen kaçakçıların içinden bir kısmı terörist! Bedelli askerlik 30 bin TL! Şimdi şehit yakını yada ailesi sorar benim oğlum boşunamı öldü bir canın bedeli 30 bin TL mi diye!
    Halbuki devletimiz çıkıp demeliydi ki;
    Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını korumuştur! Bu GSS yasası vatandaşı soyma, fişleme yasasıdır.
    Haraçdır kafa parasıdır! Lanet olsun çıkaranada destekleyenede.

  35. orhan says:

    MÜSLÜMANSAN OKU!
    Cizye kuran da geçmektedir! Cizye nedir?
    gayrimüslümlerden (Müslüman olmayan, Allah’a inanmayan yada islam’ın dışında başka bir dine mensup kişilerden alınan haraç kafa parasıdır!)
    *Cizye (arapça.isim); Müslüman olmayan teb’adan alınan vergi.

    Alın size Ayet!
    Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. (9 et-TEVBE 29. ayet)

    Dindar görünen başbakanımızın/cumhurbaşkanımızın kalkıp da böyle bir yasayı getirmesi çok enteresan!
    Türkiyenin %100’ü kafir olduda bizim mi haberimiz yok?!

  36. orhan says:

    Bak sen şu akpli dalkavuğa!
    http://blog.milliyet.com.tr/Genclige_Hitabe__Andimiz_ayet_mi__O_hald___/Blog/?BlogNo=346949&ref=milliyet_anasayfa
    Gençliğe hitabe, andımız ayetmiymiş o halde ha?!
    Üstte ayetde verdim cizyenin ne olduğunuda açıkladım! Bu gss bir müslüman olarak bana çok dokundu arkadaş! Yediremiyorum kendime! Hayatında ayet okumamış adamların müslümanmış gibi görünerek siyaset yapmasını hazmedemiyorum!

  37. oguz says:

    ben böyle devletin……………………………………………………………………………………

  38. isyankar says:

    bu türk insanı ne saf ne geri zekalı toplum %50 geri zekalı ulan akp ananıza sikmedi kaldı gss kapsamı adı altında gss paketi zorla satıyor hiç duydunuzmu akp li şerefsizler ben güney afrikada yaşadım kaçak turist 2 yılım geçti hastanede kldım 1 hafta amaliyat oldum paran varmı sormadılar yabancıykenakp şerefsiz satacak cumhuriyet kazanımını bırakmadı bunlar tc düşmanı anasını sikselerdi savaşta atatürkü sevmiyorlar ad ve gençlik hitabesi analarının ermeni dölü oldunu belli ediyolar akp partililer bu şereşsizler ergenekon diye orduyu küçükleştiriyorlar tayyip ulan piç sen müslüman falan türk de değilsin şerefsiz akp kişi başı gelir değil kişi başı borcunu on kata çıkardın pic şurada 2 yılın kaldı anan kadar konuş

  39. volkan says:

    ne yazıkki adı sosyal devlet ama koydugu yasalar uyguladıgı yönetmelikler sosyal devlet anlayışıyla bagdaşlaşmıyor.milletvekillerine bir gecede 100 de 170 gb bir zam yapılırken her türlü şartlardan yararlanırken asgari ücretle çalışan insanların üzerinde sagladıgı kazançtan sonra şimdide işsize göz diken bir zihniyet.belli bir yaşa gelmiş bir insan nasıl ailesi parasını öder bu insanın belli bir geliri yokken ailesinin kazandıgı zaten devlete vergi öderken birde cocugunn vergisini ödemeye mahkum eden ey milletvekilleri.yasayı insanların daha refah yasaması için cıkarılır devletin daha fazla kazanç saglamsı için degil.bu ülkenin hastane kapılarında yer bulunamadı diye hastane bahcesinde ölen cocgu tıbbi cihaz eksikligi nedeniyle yolda vefat eden vatandası yer alırken devletin daha altyapısını bile olusturamnadgı bir cok hastanesi bulunurken vergini primini ödedigin halde çag dısı hastanelerine hala katkı payı sıra parası yok ilaç kdv adı altında para alırken.sen kalkıpta işsiz gence yeni iş imkanları sunup sosyal devlet içinde yer almasını saglıcagına kalkıpta saglık primi alamazsın.ne yazıkki bizim ülkemizde bir bakan cıkıpta biz asgari ücreti yunanistandan bulgaristandan daha fazla veriyoruz diyen.bir haftadır et yemegen milletvekili varken biz daha devlete çok bakarız.vah anasını ülkemin milletcekilleri vatandaşından aç.ama hangi anlamda aç o zaten ortada.akp zaten seni hiçdesteklemiyordum bundan sonrada son defa ülkemin bayragı adı altında parti olarak yer almanı istemiyorum…devlet vatandaşa degil,vatandaş devlete bakıyor…

  40. AKPYİ DE TUTANI DA SİKİYİM says:

    ALLAH BELANIZI VERSİN AKP NİN DE – OY VERENLERİN DE.
    LAN HALA İNANIYOLAR BU GÖTÜNÜ SİKTİKLERİME.
    LAN SENİN OYUNLA SENİ SİKİYO LAN – UYANIN ARTIK

  41. misafir says:

    NEFRETİNİZİ VE İTİRAZINIZI BURDA KUSACAĞINIZA MEYDANLARDA KUSUN.

  42. saçmalıgın danıskası says:

    MİSAFİR arkadasım cok dogru soyluyorsun .toplum orgutlerı ne yapıyor uyorlar mı?bu iş ancak medanlarda cozulur .bırseyler yapmak lazım. sessız kalmamak lazım.

  43. mehmet says:

    aziz nesin bu milletin yüzde doksanı mal demişti galiba. tepki gelince sonra düzeltip hepsi demişti. ahan buyur işte

  44. bahadır says:

    Bu yasayı çıkaranların da muhalefet diye o meclisde yer işgal edenlerinde Allah belalarını versin Ne muhalefet ne sivil toplum örgütlerinden bir ses çıkmıyor. bu millet sahipsiz mi be. daha önce yeşil kart talep etmedimki ne hakla beni zorla sigortalı yapıyorsun zaten param olsa gider kendim sigortamı yatırırım . işsizliğine mi yanarsın yaşlı babanın 3 kuruşluk emekli maaşına göz dikmişler ona mı yanarsın.hayattan artık hiçbir beklentim kalmadı. bunalımdan bunalıma giriyorum yaşama sevincimi elimden aldılar. artık devletin ne kutsiyeti nede uhreviyeti benim için bir anlam ifade etmiyor.lanet olsun bu düzene

  45. akpligenc says:

    Oy Halktan Hizmet AK tan, halkımız oy verdi şimdi herkez sağlık hizmeti alacak, yunanistan gibimi olalım bakın ne haldeler hergün eylem hadi onların abisi var Avrupa Birliği, onlara para verecekler sana kim verecek cari açık olmuş 103 milyar ne olmuş yani sende sağlık primini ödesen hem hzimet alıcaksın hem vatana millete katkın olacak ayıp be kardeşim size iyilikte yaramaz

  46. saçmalıgın danıskası says:

    AKPLİGENÇ senın tuzun kuru galiba cok istiyorsan sen ode .bu memlekette aclıkdan olen bebekler var hangı saglıkdan bahsedıyorsun .verelımde senın gıbılerın cebıne mı gırsın.mantıgı olan bırsey olsa amenna .ya senın aklın basmıyor.yada ısıne oyle gelıyor.ben o parayı odedeıkten sonra ozel saglık hızmetı alırım.agalar pasalar gıbıde bakılırım. ssk da ınsan yerıne mı koyuyorlar yoksa cok ıyı hızmetmı verıyorlar nesıne odeme yapalım.?muhalefetınde canı cehenneme sozum ona halkın temsılcılerı .yok bassız bu mıllet hak rarayacak bır babayıgıt yok.

  47. anti akp says:

    Hayatımda bu kadar çok beddua okudugum bi hukumet yada bi insan yoktur
    Defterimi beddualarla dolduruyorum son gunlerde.
    Bu akpye oy verenler şimdi çıksın biyerlerine kına yaksın
    Zaten işim yok bide borçlanacam boş yere
    Formda borcun varmı diye yazıyor bu gun baktım oraya akp hukumeti yazıcam

  48. boş boş konuşmayın gidin çalışın says:

    işsiz güçsüz oturmayın gidin iş bulun çalışın bir hayrınız olsun üretin katma değer katın türkiyeye ama siz alışmıssınız yan gelip yatmaya çalışmam vergide ödemem diyorsunuz, ödeyip çalışanlar kerizmi madem çalışmıyorsun durumun keyfşn yerinde demek ayda 40 lira çok değil elbet bulup ödersiniz devlete zaten sen vergimi ödüyon elini ne sıcak ne soğuk suya sokuyosun, babana sor bakalım çocuğum elbette sağlık sigortası olsun gerekirse daha fazla öderim ayda der tabi eğer harbi baba ise herşey, devletten beklemeyin hep istiyonuz ama sende vermelisinki devlette sana versin, işsizler yüzünden ülke G7 en gelişmiş ülkelere giremiyor sizde bir zahmet artık çalışın iş mi yok var heryerde eleman aranıyor yazısı var ama çalışmak isteyen yok herkez bu iş bana uymaz diyor sonra ne hakkınız var işsizlik rakamlarını yükseltmeye herkez çalışsın vergisni versin ülke kazansın siz oy verenlerden daha mı iyi biliyonuz chp gelse ne yapacak sanki paranızı alıp sağda solda hiç bir iş yapmadan harcayacak ha beğenmiyorsan sen beğnesen ne olur beğenmesen ne olur sende beğenmeyiver kardeşim oy verenler beğeniyor demekki sne yanlışsın hadi bakalaım dantezi yok iş aramaya başlayın 30 yaşına kadar okumakmı olur yok öğrenciyim nasıl öderim falan öğrenciysen parayı nerdne buluyon yaşıyosan parayı nerden buluyon var demekki bir gelirin ama devlete yardımım olsun hizmet alayım bende gelince yok diyosun ne oldu işinize yaramadı dimi

  49. Hakan İsmail says:

    (boş boş konuşmayın gidin çalışın diyor ki)..miş..
    laf söylemiş sultanımızın vardacısı.. en de otuz yaşımdayım hala okuyorum. kendi olanaklarımla.senin gibi konformist uyaroğlucu değilim. devlete her dönem harç ödeyip okuyorum. sağlık sigortası devletin olsun. siz insanlara yarından tezi yok iş bakın diye boş nasihatler vereceğinize şu andan tezi yok gözünüzü açın.

  50. saçmalıgın danıskası says:

    HAY AGZINA SAGLIK HAKAN ISMAIL.Tilt oluyorum boyle BOS BOS KONUSMAYIN GIDIN CALISIN gıbılerıne .iş varda sankı mıllet calısmıyor.agzına sıctılar tekstıl fırmalarının mılletın en buyuk gelır kaynagının.ulkeyı ozellestırme adına sattı savdılar sımdıde fakırın uzerıne daha nasıl gıtsekde mıllet karnını doyurma derdıyle ugrasadursun bız daha onemlı meselere el atalımın hesabını yapıyorlar .uyan ey akp lı gozlerın kor olmus malesef .gaflet uykusundasınız.ulke elden gıdıyor.sorun burda vergı odeyıp odememk dıl.armut kafalılar.her sorumlu vatandas bılır vergı ne demek.ama bu ısın cılkının cıkmasıdır.akıllı olun allah sıze bır akıl olmus onu kullanın barı.baskalarının soytarısı olmayın………..

  51. zorunlu sağlık sigortası says:

    iyide bu olaya gerçekten değinmeleri lazım calısmayan adam nerden nasıl aidat öder gibi para veremezki ama zamanla oturur gibime geliyor.

  52. Polat says:

    Anasını satiyim sigaraya para bulunuyorda sigortaya ayda 40 TL mi bulunamıyor. :) günde 1,5 TL sağlık sigortası fena mı hangi sağlık sigortası bu paraya seni sigortalıyor. ikincisi herkes her şeyi biliyor :)

  53. 110 lira geldi lan says:

    bugun sosyal yardımlaşma vakfına sonucu öğrenmek için gittim 110 tl çıkmış sana ziraat bankasına git yatır bu ay son dediler ziraate gittim ocaktan ititbaren 248 lira 2aylık borç çıkardılar her ay 110 tl ödiycekmişim hazirandan sonra 134 olacak dediler polat yavşağı çok paran varsa benim içinde öde 40 liracık yavşak 40 lira olsa ben öderdim ama 110 tl her ay geldi bana, ben iiraz edip işsiz olduğumu ödeyemiyceğimi söleyince ordaki görevli sen 110 geldiğine şükür et itiraz edersen düşmez syükselir ayda 220 mi yoksam 110 mu ödemek istersin diye sordu, yani kısaca itiraz edersen ebeni sikeriz 220 yi kitleriz demeye getirdi.. Yani yarrak sana girecek ama şükret itiraz edersen göttende geçiririz demeye getirdi merak ediyom bu işin sonu nereye varacak.. ha bid eunutmadan ödeyememki işim yok deyince sen değil anan baban ödiycek zaten dedi bende zaten pederlen kavgalıyım bu yasa yüüznden 2 haftadır benle konuşmuyor deyince o zaman evlatlıktan red etsin seni dedi birde orda 3 kişi sırıttılar kendi aralarında bende asıl birdahaki seçimde ben sizi evlatlıktan rededicem deyip çıktım odadan

  54. saçmalıgın danıskası says:

    valla olacagına bak .ben bılıyorumkı hıc durumu olmayan ınsan en az 30 tl oduyor.kaldıkı normal vatandas 100 tl den asagı borclandırılmaz.ne arastırma ne bısıy yapıyorlar .gecırme polıtakası bu.hepsının allah cezasınnı versın .su 40 lıra cok mu odeyın dıyen maymun .tuzun kuru galıba.40 lıra ıle kalacaklarını mı sanıyorsun.basından berı ben boyle olmayacagını bılıyordum.maksat mılletı borclandırmak .hay anasını satıyım.nasıl akıllı adamlar ya.pes doğrusu .aklım bundan sonrasını almıyor valla .helal olsun tayyıbe .mılletın gozunun ıcıne baka soyuyor valla.ınsallah bu ders olur bazılarımızada bırdahakı secımlerde oyumuzu kıme verecegımızı ıyı hesap ederız.

  55. bahadır says:

    ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar resmen. ilk gittiğimde banada babanın imzası gerekiyo dedi lavuklar sırıta sırıta. sanki ilokula yazılacam.lan polat yavşağı herkes herşeyi biliyo demişsin,sen nerden biliyon lan herkesin sigara içtiğini dingil hem içse sanane. milletten, aldığı nefese kadar vergisini zorla alıyolar alamazsa da zorla borçlandırıyolar içtği sigara mı gözünüze geliyo.bi şey bildiğinden değil de laf olsun diye yazan polat gibi tüylü şeftalilere sesleniyorum: maddi sıkıntınız olmayabilir, hayatınızdan memnun da olabilirsiniz saygı duyarım ama nasıl bir çıkarınız var da sırf ampül kafalılara yaltaklanacağım diye zevzek zevzek konuşup milletin sinirlerini bozuyonuz lan.

  56. eyüp54 says:

    böyle saçmalık görülmedi çok sinir oldum bu işe her ay nasıl ödeyelim 36 lirayı böyle işin a.q’ım…

  57. alfeno says:

    böyle uygulamanın ben de a.q’yımmmmm……

  58. ufuk says:

    Deli dumrul hikayesi dedikleri bu olsa gerek. Köprüden gönünle geçersen 100 akçe, zorla geçirilirsen 50 akçe misali…

  59. cem can says:

    benim sağlığımımı düşünüyorsun yoksa cebimdeki parayı mı almaya çalışıyorsun..prim ödemeyenden icra yoluyla prim alacaklarmış..bu yasa bu partinin sonudur..göreceksiniz ilk seçimde oyları çok azalacak..

  60. cem can says:

    ama suç bizim milette..sağın ortasını yok ederseniz, anap dyp gibi partileri yok ederseniz meydan bunlara kalır işte..övünün eserinizle.

  61. katalog says:

    meblağ düşürülebilir ama o kadar da yüksek değil sonuçta sağlık sigortası. Sigorta primleri biraz daha düşük olsa önemli eşyalarımı kesinlikle sigortalarım. yani yapılmalı zaten…

  62. alone61 says:

    o akıl veren akp ci yavşaklar okadar çokki bir kitaplar yazsak sayılarına yetişemeyiz. ben ocak ayında müracat yaptım gss ye bana 20 martta sağlık primimin miktarı hangi bankalar olduğu yasası falan filan belge geldi. 35 ytl yi ertesi ayın sonuna kadar ödeyebilirsiniz yazıyor. aylık vereceğim para 35 ytl. bankaya ödemeye gittim karşıma 147 lira borç çıktı sgk yı aradım bana adam dediki ocak şubat ve martın ücretleridir o. ben 3 ay sigortasızım artı bana martta tebligatı yolladınız bekklettiniz şimdide geçen 3 yın parasını ve gecikme faiziyle alıyorlar 35+35+35+ gecikme faizi 147 lira. a.g. hükümeti alın işte zorla işsizi gasp etmek bu işte. o ahkam kesen ibneler size akp mi iş bulduda kıçınız rahatta. yukarıda allah var ben hergün hükümete diyceğimi diyorum allahada havale ediyorum başka elimiz kolumuz bağlı itiraz hakkımızda yokmuş onuda öğrendik. nede olsa demokrasi yiyip içiyoruz aldığımız havada bile demokrasi insan hakları varya ondan…sigortalı olmadığım 3 ayı faiziyle akpnin kasasına ödiycem mecbur. ama bunlara asla boyun eğmiycem eğende götveren olsun.allah hepsinin belasını versin.

  63. Terörist ABD,..öpeği de AKP says:

    Alone61’in söyledikleri doğru..o yediği kazığı işsiz abimede yedirdiler.yarım damak protez diş yaptırırken 3 ay doldu. 325 tl talep ediyorlar!hastanede rehin kaldı!Küfürlerine de katılıyorum!İş vardı da da abim mi çalışmadı??49 yaş iş yok! diyorlar.hamallığa gidiyo..sigarasını 3 aydır ben alıyorum aylık 18 tl!Tlf.nuda kardeşim ödüyo 20 tl.annemllerle kaldığı için yeşilkart bile vermediler 2010 haziranda.Amçaları parasız eğitim ve sağlık hakkımızı özelleştirerek satmaktır!10yıldır vatanı sattıkları gibi..
    Allah belalarını versin ona oy verenlerinde….

  64. AKIN UĞUR says:

    Babamlarla aram bozuk bana 200tl üzerinde geldi, ve ben aileme yük olmamak için dışarıda simitle idare eden, 2.haftada 50tl harçlık alan bir insanım. hakkımızı savunacaklarda içeri atıldı, heryerde kukla adamları var. bide 12 eylülü ve anayasayı eleştiriyorlar ya. asıl arap baharı benim ülkemde olması lazımken, neden bizden daha iyi olan libyada oldu anlamıyorum.

    ARKADAŞLAR ŞİMDİ NE YAPICAĞIZ NEREYE İTİRA EDECEĞİZ, BİR FİKİR VEREN YOKMU, TABİKİ

  65. gühan says:

    biz sigorta zorunlu sıgortayı yaptırtık şimdi nereye para yatırcaz nereya gıdıcez ilk direk bankayamı bilmiyoruz yardımcı olursanız cok sevınırım

  66. Alayına isyan says:

    böyle adaletinde sosyal devletinde a.g.

  67. rte says:

    sevgili işsiz çaresiz gariban vatandaşlarım durmak yok yola devam :)

  68. boşboş konuşmayın gidin çalışına cevap says:

    ulan şeref siz doğru düzgün bir işmi varki gidin çalışın diyorsun lale asgari ücrete çalışsan ne olur çalışmasan ne olur o parayla evmi geçindirilir sen ve senin gibi şakşakçıların tuzu kuru tabii boşa atıp tutuyorsunuz insanlara en az 1000 tl maaş + yol yemek agi verilse ve günlük 7.5 saat çalışılsa bak bakalım bu ülkede işsizlik kalıyormu günlük 12 – 13 saat çalışmaya 800 ila 900 tl maaş verilirse oda yol yemek agi içinde ve hiç bir resmi ve dini tatillerde izin verilmeden ve bayram mesaileri ödenmeden işciler çalıştırılırsa bir tek pazar günün tatil olursa kimse böyle kölelik düzeninde çalışmak istemez adam gibi bir iş bulana kadar bekler yada okur kursa falan gider ama böyle rezil bir şekilde kimse çalışmak istemez örnek ben silahlı özel güvenlik görevlisiyim özel güvenlik şirketleri kişi başına 3000 tl ye yakın para alıyor anlaştıkları projelerden ama özel güvenliğe sadece yol yemek agi hepsi içinde haftada bir izinle 12/24 çalışmaya 800 ila 950 tl para veriyorlar ssknı asgariden yatırıyorlar gerisi şirketin cebine cukkaaa taşeron rezilliğini devletin ortadan kaldırması lazım her kurum ve kuruluş kendi bünyesine kendi elemanını alması lazım aradaki yiyicilere ne gerek varki ama işte hükümet onları bu şekilde besliyor ve şakşakcılarda onları destekliyor olay bu şekilde süregeliyor

  69. GSSzede Gkhn says:

    Bu millete müstehak, Allah herkese kendi gibi layık olduğu yöneticileri nasip ediyor. Ben çok gördüm ağlayıp şikayet edip seçimde yine bilindik partiye oy verenleri. O nedenle hiç umudum yok artık, O “herkes her şeyi biliyo” diye konuşan Polat gibiler olduğu müddetçe de bu toplumun düzeleceğini sanmıyorum. Bir de demiş sigara içmeyin, ben sigara da içmiyorum ama ödeyemiyorum bana dayatılan borcu, senin kuştan ödünç aldığın bu düz mantığınla bir çözüm olmuyormuş demek ki. Ama bu dünyada bize bunu yapanların hiçbirisine gücüm yetmez, dava açacak param da mahkemede dayım da yok. Ama Ahiret yurdunda Vallahi de Billahi de Tallahi de ellerim bu yasayı çıkaranların ve bana bu hüznü, sıkıntıyı yaşatanların yakasındadır (Allah’ın izniyle). Şimdi koşun gelecek seçimde isterse hepiniz oy verin, bu ülkede ne yaptığınız artık zerre kadar umurumda değil; benim sıkıntım da, ne zor şartlar altında okumaya çalıştığım da sizin umurunuzda değil. Nasılsa tuzunuz kuru, hepinizin karnı tok ve yüzen “gemicik”leriniz var. Yaşım 33, işsiz bir doktora öğrencisiyim ve bırak gemiyi bu ülkede en dandiğinden bir arabam bile olmadı benim ama ayda 106 lira primden toplam 1050 lira borcu bana çıkardılar, iyi de ben para kazanmıyorum, öğrenim kredisi borcumu bile zor ödüyorum arkadaşım diyebileceğim tek bir muhatap kurum yok. Ben malum partinin adındaki “Adaleti”n şerrini yaşayarak gördüm, “Kalkınma”sının şerrinden, yöneticilerinden ve aşıklarından Aziz ve Hakim Allah’a sığınıyorum. Allahım korusun beni, sığınabileceğim başka bir yer yok…

  70. şafak says:

    23 yaşında bi bayanım üniversiteden sonra sigortalı bi iş bulamadım malesef. bu yasayla birlikte her ay sağlık sigortası diye 35tl yatırıyorum. lakin kime sorsam benimle aynı durumda olan ben yatırmıyorum diyor ve eski yasadaki gibi babasının sigortasından yararlandığını söylüyorlar bununla ilgili hiç biyerdede sorun yaşamadıklarını söylüyorlar. ne yani ben boşunamı yatırıyorum bu parayı her ay? eskiden evlenene kadar kızlar babalarından yararlanabiliyorlardı hala geçerli mi bu? bununla ilgili kesin bi bilgisi olan var mı lütfen yardımcı olunnn :(

  71. sokar says:

    polatmısınhangi ibneysensana yavşak diyen az söylemiş

  72. 40 tlyı az bulanlar....... says:

    40 tl yi kucumseyen az bulan arkadaslar… universite bitti ailemin sağlık güvencesinden çıkmış bulundum gittim gss na kayıt yaptırdım 1 ay sonra her ay 40 tl yatırmam gerektiğini söylediler? ben babamdan para almaya utanırken nasıl 40 tl vercem devlete? atanana kadar ben baba bana para ver 40 tl daha mı dıcem? yazıklar olsun sana tayyip adını küçük harflerle yazdığım gibi küçüksün tayyip. cogu gelısmıs ulkelerde saglık hızmetleri bedava yapılırken bizim ülkede kimi gariban bulurlarsa ona binerler. ALLAH BELANI VERSİN TAYYİP… Ben ne akpciyim ne mhpciyim ne chpciyim ne bdpciyim ben TÜRK’ÜM TÜRK… yazıklar olsun sana tayyip yazıklar. oy verene de destek verene de yazıklar olsun.

  73. yazıklar olsun says:

    gerçekten yazıklar olsun sosyal devletin gerekleri nasıl yerine getiriliyor bir paket makarnaya oy verenler yedikleri makarnaların paralarını ödesinler şimdi … hastahaneye gittiğinizde ikinci bir hastalık kapmazsanız dua ediyorsunuz doktorların çoğu yüzünüze bakmıyor bile garibanları buldukça yüklenin aynı şeyler zenginin başına geliyor mu çok merak ediyorum doğru dürüst iş olsa zaten çalışacak öğrenci adam ım 2187 lira nedir yazıklar olsun neyin kafasını yaşiyor bunlar doktora gidiyorsun 5 lira muayaene ücreti her ay gss alın g….t m deki donu da alın belki para eder

  74. yazıklar olsun says:

    o boş boş konuşmayın gidin çalışın diyen kişi de hiç çalışma yüzü görmemiş olsa gerek baba parası yemekten …..sen hiç özel sektör diye bir şey duydun mu , taptığınız adamların ne olduğunu herkes biliyor bir tek Allah a inanan siz ve sizin gibiler değil …ama bu millet e haktır

  75. mehmet aslan says:

    zaten adam işsiz yani ben ve benim gibiler .. 40 tl az bii para deil benim için mümkün deil yatırmam . ve yatırmayacğımda. inş bunu çıkaranların allah belsını verir. amin

  76. emre says:

    Üniversite mezunuyum..bende iş bulamadım..sırf işşsizliği bizim hükümetimiz bitirdi diye içeriye ve dışarıya herşey yolunda gibi gösterip oylarını arttıran şerefsizleri göremeyenlerle dolu bir ülke burası..Resmen kölelik düzenine çevirdiler ülkeyi..Çalışmayanın önce neden çalışmadığını tespit etmek yerine onu iyce susturmak için borç çıkartan namussuzlar sizede hesabı sorulacak burda sorulmazsa öbür tarafta..adam ne güzel demiş: dağıttırlar makarnaları şimdi paralarını çıkartıyolar milletten..

  77. (GÖNÜLLÜ) AV.ALİ VOLKAN EMİR says:

    Genel sağlık sigortası prim borcu konusunda çok daha vahim bir durum var. Bir gencimiz işten ayrıldığında da GSS primi ödemek zorunda. Eğer ödeyemezse sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. İşsiz kaldığı için prim borcunu ödeyemeyenler hasta olurlarsa ne yapacaklar? Bu insanlar yeni bir işe girseler ve prim ödemeye başlasalar dahi işsizken ödeyemedikleri primler nedeni ile tedavi olma hakları yok.Bu nasıl bir sosyal devlet? Bu yüzden milyonlarca insan hastane kapılarında maddi bir sürprizle karşılaşıyorlar. Hastanede vatandaşa bas geri git, para bul da gel diyorlar. Ne yapacak bu insanlar? Tekrar kocakarı ilâçları ile mi tedaviye başlasınlar? Devlet hastasını hastane bahçesinde bırakamaz. Ben GSS borçlusu olan vatandaşlarımızın prim borçları ve katlanarak artan gecikme faizlerini silinmesi için bir gönüllü proje teklifi veriyorum. Bu teklifimin basın aracılığı ile duyurulmasını ve Türkiye kamuoyu tarafından bunu desteklenmesini bekliyorum. Aksi halde kimsenin şikâyet etme hakkı olmayacaktır.Sorun gençlerimiz, işsizlerimiz, yükseköğretim mezunları, emeklilik bekleyenler, iflas eden esnafımız, geliri olmayanlar için önemli mağduriyet konusudur. Gelin vatandaş olarak ortak noktalarda birleşelim. Konuyu değerlendiriniz, mağdur eden ilgili konu hakkında kısa bir görüşme yapalım diyoruz. Mağduriyete ait konuyu saygılarımızla ilginize sunarım. Genel Sağlık Sigortası Borç Mağdurları Sözcüsü. (Gönüllü) Avukat Ali Volkan EMİR
    TELEFON: 0-532-361-75-81, TELEFON: 0-531-383-95-23, TELEFON: 0-537-581-85-51, E-MAİL ADRESİ: alivolkanemir@mynet.com , TWITTER: #gssiptaledilsin

  78. Mert says:

    Devlet avrupalı gurbetçilerin yurtdışı sigorta sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak SGK ödedikleri paralarla SGK bir başka vatandaşımızın giderlerine finanse etmektedir.

    Avrupa`da yaşayan Türkiye`den 3201 sayılı Kanu`na göre emekli hakkını kazanmış, ama kendilerine devletimiz tarafından emekli maaşı yasağı konmuştur.
    Türkiye’de sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir bir neden olarak öngörülmediği gibi, Avrupa ülkelerinde sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesi gerektirir nedeni insan haklarına aykırıdır?

    Hükümet vatandaşına böyle iki farklı Kanun yaparak uygulamaya koyamaz, bu durum Anayasaya aykırıdır.

    Kişi hak ve çalışmak hürriyetine aykırıdır.
    Devlet vatandaşına iki grup haline ayırarak birine yurtiçinde çalışabilirsin, ama bir diğerine yurtdışında çalışamazsın diye kısıtlama getiremez.
    Vatandaş 3201 sayılı Kanundan borçlanarak emekli hakkını kazanmış olup halen yurtdışında yaşıyor orada çalışıyor olması ikamet ettiği ülkede işsiz kalmış işsizlik parası alıyor olması, başka bir ülkenin sosyal yardımından alıyor olması ülkemiz Türkiye`ye zararı nedir.
    Bu durumda olan insanımıza bugün halen emekli maaşı ödemeyen Devletimiz hak ihlali ediyor, yurtdışında yaşayan çok sayıda avrupalı gurbetçi insanımız mağdur.

    İnsan onur ve haysiyeti, Temel hak ve hürriyetlerin, özgürlüklerin niteliği ve bütünlüğü, Hayat yaşam hakkı, İnsanın maddi ve manevi varlığı, Bütünlüğü ve korunması, İşkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı, Zorla çalıştırma ve angarya yasağı, Kişi hürriyeti özgürlüğü ve güvenliği, Özel hayatın yaşamın ve aile hayatının yaşamının gizliliği ve korunması, Kişisel bilgi ve verilerin korunması, Konut dokunulmazlığı, Yerleşme ve seyahat hürriyeti özgürlüğü, Çalışma ve sözleşme hürriyeti özgürlüğü, ile tümüyle çelişmektedir.

  79. Mert says:

    Bir açıklama ile kişinin Türkiye’de fiili çalışması üzerinden Emekli Sandığı, Bağ-Kur veya SSK tarafından emekli edilenler veya emekliliği hak edenler. Yaş şartını da doldurmuşlarsa Avrupa ülkelerinde çalışsalar veya her türlü sosyal yardımı alsalar dahi, Türkiye’den emekli aylığını almaya devam edebilirler veya aylık almıyorlar iseler, aylıklarını derhal bağlatabilirler.

    Türkiye’deki emeklilik mevzuatına tabi olarak emekli olanlar için, hiçbir şekilde çalışamazlar diye hiçbir hüküm yoktur, ancak SGK bu durumda olanların işverenlerinden –yurtdışı firmaları olduğu için- sosyal güvenlik destek primi kesemediğinden dolayı, doğrudan bu kişilerin aylık tahsislerini iptal etmektedir. Bunu da yasaya değil, yönetmelik ve genelge hükümlerine dayandırmaktadır.

    Bu durumda olan kişiler, yurtdışı borçlanması da yapmadıkları için hiçbir şekilde “yurtdışında çalışmamak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak” şartına tabi değillerdir. Bu şartlar sadece ve sadece 3201 Sayılı Yasa’ya göre yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlar içindir.
    Kaldı ki buda biz yurtdışında yaşayan oralarda çalışanlar vatandaşımız için bir başka haksızlık ve adaletsizliktir, oysa Yasalar her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de tüm vatandaşlar için yapılır, ama bizim devlet bölük bölük parçalayarak Kanunlar yapmış, yurt içinde ve yurt dışında yaşayanlar çalışanlar diye ayrıştırmıştır, bu dava AİHM gider.

    Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Milletvekilleri, Valisi, Amiri, Memuru, Polisi, Belediye Başkanı, Doktoru, Avukatı, Mühendisi, İşçisi, Çiftçisi, Esnafı herkes gerek serbest meslekte olsun, gerekse bir işverenin yanında çalışarak emekli maaşları kesilmeksizin çalışabiliyorlar, bu çalışanları görmeyen devletimiz, bir avuç avrupa ülkelerinde yaşayan orada çalışan Türkiye`deki istihdama zararı olmayan bir azınlıktan oluşan insanımız göze batıyor.

    Devletin yurt dışında yaşayan bu bir avuç insanımıza gücü yetiyor.
    Hükümet senelerden beri bu insanımıza karşı böyle uygulamalar yaparak bu şekilde tavır alması bir garabet değilde nedir, bumudur demokrasi hak ve hukuk adalet.

    Yani Devletimize karşı, gerek Anayasa Mahkemesi, veya gerekse Yargı`nın, yurtdışında yapılan çalışmaları borçlanan vatandaşlarımıza, aynı zamanda yurtdışında halen çalıştıkları veya alınan yardımlar sebebiyle, Türkiye’den emekliye ayrılanların yaşlılık aylıklarının iptal edilemeyeceğine hükmetmesi lazım gelirken, devletimizin sebepsiz zenginleşmesine göz yummaktadır.
    Bu uyuşmazlık SGK’nun kişinin yurtdışında çalışıyor olması ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak şartına bağlaması, Hak ihlal edildiği kasıtla ortaya çıkmaktadır.

  80. Mert says:

    Avrupa´da yaşayıp Türkiye’de emekli olan vatandaşlarımız SGK’ya yük mü?
    Avrupa’da yaşayan ve Türkiye’de emekli olmaya başlayan vatandaşlarımız SGK’ ya yük mü olmaktadır?
    2008 yılında değişiklikleriyle yürürlüğe giren 5510 sayılı kanuna göre Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşı ile Türkiye’de yaşayan vatandaş aynı miktarda prim yatırarak emekli olmaya başladı. Bu uygulamadan sonra birçok kişi bunun SGK’ ya bir yük olduğu görüşünü savunmaya başladı. Gerçekte ise durum iddia edildiği gibi değildir.
    Şöyle ki: Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız ülkede yaşayan vatandaşlarımız gibi aynı miktar parayı üstelik peşin olarak kuruma yatırmaktadır. Buna karşılık bu hizmetten yararlanıyorlarmış gibi emekli aylıklarından sağlık sigortasına kesinti yapılmaktadır
    Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız sağlık hizmetlerinden; uzun dönemli Türkiye’de yaşamadıkları için Türkiye’de yaşayanlar kadar yararlanamamaktadırlar. Bu da gösteriyor ki yurtdışında çalışıp borçlanarak emekli olan vatandaşlarımız, SGK’nın üzerine yük değil aksine büyük destekçisidir.

  81. Yağmur says:

    Bu sayfada okuduğum çok mühim konular dikkatimi çekti, ve daha sonra bende bu bu yazımı bu sayfaya yazmaya karar verdim.

    Ben her zaman Rabbimin huzurunda bana emekli maaşımı ödemekten kaçan, üstelik benim hakkım olan sosyal hakkımı benden esirgeyen kendi devletim ülkem Türkiyem, birde yaşamış olduğum ülke çalışıp karnımı doyurduğum verilen sosyal haklar`da kendi vatandaşıyla beni ayrıştırmayan bir başka devlet Almanya`ya minnettarım.

    Başta Almanya değil, Türkiye Cumhuriyeti devleti`de 1978 senesinden beri bizleri sömürdüğünü nasıl görmezlikten gelinir.
    Eski 2147 sayılı yurtdışı sigorta sürelerini borçlandırarak, ve daha sonra 1985 senesinde yenisi 3201 sayılı Kanunu getirerek 36 senedir sömürü düzenini nasıl görmezlikten gelinir.

    Avrupa`da yaşayan Türkiye`den 3201 sayılı Kanu`na göre emekli hakkını kazanmış, ama kendilerine devletimiz tarafından emekli maaşı yasağı konmuştur.
    Türkiye’de sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir bir neden olarak öngörülmediği gibi, Avrupa ülkelerinde sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesi gerektirir nedeni insan haklarına aykırıdır?

    Ben bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak Sosyal ve Hukuk Devletinin Kanunlarına saygı duyan vatandaşları arasında eşit yasalar yapan bir devlete boynum kıldan ince olduğuna belirtmek isterim.

    Ancak, ülkemizdeki emeklilik sistemindeki olumsuzluklar getirdiği ardı ardına sorunlar kesilmezken, beceriksizliğin bu kadarına da dik dörtgeni olmayan ucu başı belirsiz çapsız üçgen piramit şekline almış olması her halde herkes görmektedir, fakat ne varsa hiç kimse çıkıpta adam gibi adam delikanlı gibi itiraf etmek şöyle dursun, tam aksine kendileri için övgüler üstüne övgüler yağdırarak biz şunu şöyle yaptık bunu böyle yaptık demekten vaz geçmiş değiller.
    3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar yurt içinde emekli maaşı kesilmeden çalışmaya Hak tanıyan devlet, aynı Kanundan borçlanmasını yapmış emekli hakkını kazanmış bir başka ülkede yaşıyorsun orada çalışıyorsun ve o ülkenin yardımından faydalanıyorsun diyerek bu insanlara emekli maaşı almaya yasak koyuyor.
    Adama sormazlarmı bu durumdan ülkemizin zararı nedir?

    Kaldıki bu ülkeler bu durumdan hiç rahatsız olmazken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan biz herkese sosyal yardım almamıza kendi vatandaşından ayrıştırmadan yasak koymadan, sağlık hizmetinden de yararlanmak bu haklara yasak getirmezken, bu devletler bizim ülkemizin SGK`na ben sizin vatandaşınıza sosyal yardım ediyorum sağlık giderlerine karşılıyorum, aş veriyorum iş veriyorum giderlerinin yarısını talep ediyorum demezken,
    ama Türkiye Devleti sigortalı olan emekliye hak kazanmış kendi vatandaşının emekli maaşını dahi ödemiyor.
    Oysa avrupa ülkeleri Türk vatandaşına midesini aç koymuyor karnını doyuruyor, sağlıkta hasta ortada bırakmazken bu ülkelere karşı haksızlık olmuyormu.

    Şimdi adama sormazlarmı, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti bir koskoca devlet olarak niçin bugün halen bu avrupalı insanımıza karşı devletimiz kendi üstüne düşen görevinden kaçıyor rahatsız oluyor bu durumdan gocunuyor.

    Vatandaşın bir başka ülkede iş bulmuş çalışıyor karnını doyuruyor, o ülkeden ülkemize para döviz getiriyor, devletimize problemi yükü olmuyor, üstelik bu adamın parasını da almışsın, ama emekli maaşına gelince yok sana emekli maaşı vermem sana yasak diyorsun adama deli derler deli.

    Avrupalı gurbetçilerin hakları şimdiye kadar tüm gelmiş geçmiş Hükümetler tarafından nasıl gasp edildi haklarımız neden verilmedi.
    Yurt içindeki emekli olmuş 12 milyon insanın tümüne emekli maaşları kesilmeksizin çalışabilir hakkı tanınırken, ülkemizdeki istihdamı bozmayan, işsizlik ordusuna katılmadan, devlete yük olmadan, üstelik halen ülkemize döviz getiren yurtdışında çalışan bir avuç işçilerimize çalışma yasağı getirmek yurtdışında çalışırsan emekli maaşını keserim ha demenin ne kadar yanlış olduğunu, devletin böyle yasa çıkararak amacının sıcak para toplamak olduğunu, sebepsiz zenginleşmek olduğunu, devlet avrupalı gurbetçiler için gerçekten ne düşündüğünü anlamak mümkün değil.

    Hükümet avrupalı gurbetçilerin yurtdışı sigorta sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak SGK ödedikleri paralarla SGK bir başka vatandaşımızın giderlerine finanse etmektedir.

    Hükümet vatandaşına böyle iki farklı Kanun yaparak uygulamaya koyamaz, bu durum Anayasaya aykırıdır.

    Kişi hak ve çalışmak hürriyetine aykırıdır.
    Devlet vatandaşına iki grup haline ayırarak birine yurtiçinde çalışabilirsin, ama bir diğerine yurtdışında çalışamazsın diye kısıtlama getiremez.
    Vatandaş 3201 sayılı Kanundan borçlanarak emekli hakkını kazanmış olup halen yurtdışında yaşıyor orada çalışıyor olması ikamet ettiği ülkede işsiz kalmış işsizlik parası alıyor olması, başka bir ülkenin sosyal yardımından alıyor olması ülkemiz Türkiye`ye zararı nedir.
    Bu durumda olan insanımıza bugün halen emekli maaşı ödemeyen Devletimiz hak ihlali ediyor, yurtdışında yaşayan çok sayıda avrupalı gurbetçi insanımız mazlum ve mağdurdur.

    İnsan onur ve haysiyeti, Temel hak ve hürriyetlerin, özgürlüklerin niteliği ve bütünlüğü, Hayat yaşam hakkı, İnsanın maddi ve manevi varlığı, Bütünlüğü ve korunması, İşkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı, Zorla çalıştırma ve angarya yasağı, Kişi hürriyeti özgürlüğü ve güvenliği, Özel hayatın yaşamın ve aile hayatının yaşamının gizliliği ve korunması, Kişisel bilgi ve verilerin korunması, Konut dokunulmazlığı, Yerleşme ve seyahat hürriyeti özgürlüğü, Çalışma ve sözleşme hürriyeti özgürlüğü, ile tümüyle çelişmektedir.
    Bir açıklama ile kişinin Türkiye’de fiili çalışması üzerinden Emekli Sandığı, Bağ-Kur veya SSK tarafından emekli edilenler veya emekliliği hak edenler. Yaş şartını da doldurmuşlarsa Avrupa ülkelerinde çalışsalar veya her türlü sosyal yardımı alsalar dahi, Türkiye’den emekli aylığını almaya devam edebilirler veya aylık almıyorlar iseler, aylıklarını derhal bağlatabilirler.

    Türkiye’deki emeklilik mevzuatına tabi olarak emekli olanlar için, hiçbir şekilde çalışamazlar diye hiçbir hüküm yoktur, ancak SGK bu durumda olanların işverenlerinden –yurtdışı firmaları olduğu için- sosyal güvenlik destek primi kesemediğinden dolayı, doğrudan bu kişilerin aylık tahsislerini iptal etmektedir. Bunu da yasaya değil, yönetmelik ve genelge hükümlerine dayandırmaktadır.

    Bu durumda olan kişiler, yurtdışı borçlanması da yapmadıkları için hiçbir şekilde “yurtdışında çalışmamak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak” şartına tabi değillerdir. Bu şartlar sadece ve sadece 3201 Sayılı Yasa’ya göre yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlar içindir.
    Kaldı ki buda biz yurtdışında yaşayan oralarda çalışanlar vatandaşımız için bir başka haksızlık ve adaletsizliktir, oysa Yasalar her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de tüm vatandaşlar için yapılır, ama bizim devlet bölük bölük parçalayarak Kanunlar yapmış, yurt içinde ve yurt dışında yaşayanlar çalışanlar diye ayrıştırmıştır, bu dava AİHM gider.

    Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Milletvekilleri, Valisi, Amiri, Memuru, Polisi, Belediye Başkanı, Doktoru, Avukatı, Mühendisi, İşçisi, Çiftçisi, Esnafı herkes gerek serbest meslekte olsun, gerekse bir işverenin yanında çalışarak emekli maaşları kesilmeksizin çalışabiliyorlar, bu çalışanları görmeyen Hükümetimiz, bir avuç avrupa ülkelerinde yaşayan orada çalışan Türkiye`deki istihdama zararı olmayan bir azınlıktan oluşan insanımız göze batıyor.

    Devletin yurt dışında yaşayan bu bir avuç insanımıza gücü yetiyor.
    Hükümet senelerden beri bu insanımıza karşı böyle uygulamalar yaparak bu şekilde tavır alması bir garabet değilde nedir, bumudur demokrasi hak ve hukuk adalet.

    Yani Hükümetimize karşı gerek Anayasa Mahkemesi veya gerekse Yargı`nın, yurtdışında yapılan çalışmaları borçlanan vatandaşlarımıza aynı zamanda yurtdışında halen çalıştıkları veya alınan yardımlar sebebiyle Türkiye’den emekliye ayrılanların yaşlılık aylıklarının iptal edilemeyeceğine hükmetmesi lazım gelirken, devletimizin sebepsiz zenginleşmesine göz yummaktadır.
    Bu uyuşmazlık SGK’nun kişinin yurtdışında çalışıyor olması ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak şartına bağlaması, Hak ihlal edildiği kasıtla ortaya çıkmaktadır.

    Çalışma Bakanı Faruk Çelik geçmişte aynen, son sözü Başbakan söyleyecek demesinin ardından,
    http://www.farukcelik.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-sayin-faruk-celik-yurtdisinda-emeklilik-ve-ikili-sosyal-guvenlik-haklari-toplantisina-katildi-1

    http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/786566-gurbetciye-kotu-haber

    http://sabah.de/basbakandan-garanti-istiyoruz/

    http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/csgb.portal?page=haber&id=basin369
    yaklaşık 2 sene gibi bir zaman geçti aradan, hani ne oldu ? nerede kaldı Başbakanın söyleyeceği o son söz, o günlerde tek amaç yine gurbetçilere gaza getirmek ve bu ülkenin kurumu olan açık veren SGK`nın açıklarını yinede azda olsa işçi dövizleri ile kapatmak, döviz akışı sağlamaktı.
    Nasıl olsa bu ahmaklara emekli maaşı bağlanmıyor yıllar önceden borçlanıyorlar da, memlekete temelli kesin döndükleride yok, herkes yeterki borçlanarak parasını ödemiş olsun düşüncesinde, her 6 ayda zamlı borçlanacak olduklarına biliyorlar, ne kadar olsa kazançları yurtdışı para birimi olduğu için ödeyecekleri parayı döviz bozdurarak ödeyecekleri için nede olsa az çok kur orantılı olması acaba döviz inermi çıkarmı korkusu da var, ve ayrıca acaba bu Kanun bugün yarın kalkarmı güvensizliği de var.
    Tüm bunları göz önüne aldığımızda, devlet kaz gelecek yerden tavuk esirgenirmi hiç misali, enayi keriz yerine konulmamız, bol süt veren Hollanda ineği gibi görülmemiz, bu insanlar ülkemiz Türkiye`de hak hukukta bilmezler, hak aramasına beceremezler, ayrıca Yasal yollarda kapalı, dolayısıyla bizim gibi insanlar var olduğu sürece, Hükümet daha bizim sırtımıza çok semer vurur çok biner omuzumuza, takdir avrupalı gurbetçi Türk vatandaşı insanımız sizindir.

    Biz avrupalı Türkler bir Türk vatandaşı olarak, Hak, Hukuk, Adalet, Eşitlik İstiyoruz.

    Bu ülkede en yukardan başlamak istiyorum, bu ülkede Yasama, Yargı, Yürütme diye bir şey var, bu ülkenin Başbakanı Anayasa Mahkemesinin Kararlarına saygı duymazken, Yargı Kararlarına uygulamazken, biz avrupalı Türkler bir Türk vatandaşı olarak devletimizin vatandaşlar arasında uygulamaya koyduğu çıkardığı böyle bir ayrımcılık Yasaya nasıl saygımız olsun`ki, böyle bir uygulamaya bizler nasıl sindirebiliriz, nasıl sineye çekeriz, Hak Hukuk Adalet budur diyebiliriz`ki.

    Toplum kamu oyu böyle bir Sosyal Güvenlik insanlara ayrıştıran 3201 sayılı Kanunu nasıl değerlendirmektedir acaba ? sayıları binlerce olan vatandaşına mağdur eden hakkını yiyen devlete devlet denirmi.
    Yıllarca bu insanlarımızın Sosyal Güvenlik birikimleriyle oynayan devletimiz büyük bir sorun haline gelen 10 binlerce vatandaşın sesini ve çaresizliğini neden duymaz.

    Bu ülkede 3201 sayılı Kanunu`nun Anayasa Mahkemesine götürebilmemiz iptal ettirebilmemiz için İç Hukuk yolları nasıl tüketilmiş olması gerekir`ki.
    Şimdiye kadar avrupalı gurbetçi Türk vatandaşları tarafından İş Mahkemelerinde açılan sayıları belirsiz davalar red edilmiş olması ortada durup dururken.
    Vatandaşımız bu ülkede tüm iç Hukuk yollarını tüketme şansına sahip değil`ki, sonra Anayasa Mahkemesine gitsin en tepedeki yere başvurabilsin, ama birileri hemencecik koltuğun altına dosyaları sıkıştırarak oraya koşa koşa gidebiliyor, sanki orası herkese değilde, tek onlara açık bir kıraathane.
    Şimdiye kadar 3201 sayılı Kanun ilgili ilgili açılmış hangi dava Yargıtaya daha sonra Anayasa Mahkemesine ulaşmıştır acaba?

    SGK Genel Müdürlüğü`nün geçmişte ifadesi aynen şöyledir; hem bu yurtdışı çalışmasını önleyen bu maddenin Anayasa Mahkemesine götürülerek iptal edilmesi gerektiğini söylüyorlar, hemde SGK yetkilileri de kendilerine karşı sosyal destek primi ödenmesi yolu ile yurtdışında çalışmaya ilişkin bir dava açılmadığını belirtiyorlar.

    Ben bu yazıyı okuduktan sonra doğrusu artık pes dedim, bu kadarda olmaz dedirten yalanlar, yalanın bu kadarına`da pes doğrusu, böyle yalanlara bir söz bir cevap bulamıyorum, kaldıki bu mağdurlardan dava açanlardan biri de benim.

    Hiç bir avrupalı gurbetçi dava açmadımı yani şimdi oysa binlerce dava açılmıştır bu konuda. Açılan davalar hem tek taraflı`da olmadı, binlerce avrupalı insanımıza karşı SGK tarafından dava açıldı, ve kendilerine geriye dönük ödenmiş tüm emekli maaşını, ve artı faizi ile birlikte geri ödemelerini istendi.

    Anayasamızın öngördüğü 10, 49, 60, 62 maddesine göre bir vatandaşlık sosyal hakkımızdır.

    Devletimiz elimizi ayağımızı bağladı Kanun çıkardı vatandaşım AİHM gitmesin diye.
    Ben şimdi soruyorum, biz nasıl Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine baş vuracağız orada şikayetimizi dile getireceğiz.
    Anayasa Mahkemesi bu Anayasamızın özüne ruhuna aykırı dengesiz olan bu Kanunu ele alıp bu Adaletsizliğe dur demelidir bu yanlışı gidermelidir.

    Artık bizler bu zulmün en kısa zamanda son bulmasını istiyoruz.
    T.B.M.M. de torba Yasaların içinde sürekli yeni bir düzenlemeler çıkarılmaktadır, hep bir yenisi eklenmektedir son olan Mavi Kart`lılar için çıkarıldı amaç hep sürekli aynı, alıpta vermemek, borçlandırmak var, ama emekli maaşı ödemeye geldimi yok, yurtdışı borçlanması ile emekli olanlara yurt içinde çalışabilirsin izni var, ama yurt dışında çalışmana izin yok, eski 2147 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanması yapmış olanlar, ve Türkiye`de 506 sayılı Kanuna göre ve diğer sayılı Kanunlara göre emekli olmuşlara hem yurt içinde, hem yurt dışında çalışmak serbest bunların tümüne çalışma izni var.

    Devlet bir tek kime çalışma yasağı koymuş onu bakaım: yurtdışı sigorta sürelerini borçlandırarak kendisinden parasını almış, devletine yük olmayan, ülkesinde işsizlik ordusuna katılmadan kendi başlarına ayakta durmaya çalışan, tabiri caizse anadan babadan yardan vatandan uzak gurbet ellerde yarım asırdan fazla bir zamandan beri ülkesine döviz yağdıran, kaynak getirerek yatırım yapan, yurtdışında ülkesine temsil eden, şimdiye kadar her yönden aldatılan ve halen yurtdışında çalışıyor olmasından dolayı hayır sana emekli maaşı yok, sana yasak var, yurt dışında çalışırsan yoksa senin emekli maaşını keserim demesinin anlamı nedir acaba ? üvey evlat muamelesimi, siz bizden değilsiniz demekmidir dışlanmakmıdır, yoksa bunlar Türk vatandaşlığından uzak başka ülkelerde yaşayan bir topluluk anlayışımıdır takdir sizindir.

    Yurtdışı borçlanmasını 2147’ye göre yapanlar yurtdışında çalışsalar`da emekli olurlar.
    2147 sayılı Yurtdışı Hizmet Borçlanma Kanunu 1978 yılında yürürlüğe girmişti ve 3201 sayılı Yurtdışı Hizmet Borçlanma Kanunu 22.05.1985 günü yürürlüğe girince ortadan kaldırıldı. 2147 sayılı Kanuna göre borçlananlara yurt dışında çalışmak, işsizlik parası almak ve sosyal yardım almak yasak değilken, 3201 ile borçlananlara yasaktır.
    Sonra 22.05.1985 günü 3201 sayılı Yurtdışı Hizmet Borçlanma Yasa’sı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi ve 3201 ile 2147 sayılı Kanun ortadan kaldırıldı.
    2147 sayılı Kanunla, bu Kanun gereğince yapılan borçlanmaya dayanılarak tahsis talebinde bulunabilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurt dışındaki işten ayrılma ve Türkiye’ye kesin dönüş yapma koşulu getirilmemiş ve aranılmamıştır. Anılan yasada kesinlikle böyle bir hüküm mevcut değildir. Böyle olunca da, 2147 sayılı Kanunda öngörülen koşulların oluşmasından ve tahsis yapılmasından sonra da, dış ülke yasalarından da yararlanabilmek için, o dış ülkedeki çalışmaları sürdürmenin mümkün ve tabii bulunduğu, aksine yasal bir engel bulunmadığı açıktır.”
    Örnek Yargı Kararı
    10. Hukuk Dairesi 1991/7194 E., 1991/9124 K.

    ANAYASAMIZIN 10 / 49 / 60 / 62 MADDESİ GEREĞİNCE BU KANUN BÖYLE BU ŞEKİLDE UYGULAMAYA KONULMASI ANAYASAMIZA AYKIRIDIR.
    KALDIKİ BU BÖYLE OLMASI YETMEZMİŞ GİBİ VATANDAŞ ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURUDA YAPAMIYOR.
    Çok sayıda avrupalı türk vatandaşımız tarafından alt Yargı yolları tüketilmiştir, bu 3201 sayılı Kanun ile ilgili açılan tüm davalar İş Mahkemelerinden öte geçmediğinden dolayı avrupalı gurbetçi Türk insanımız nasıl Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yapabilsin.
    Ben`de diğer avrupalı Türk vatandaşlarımız gibi alt Mahkemelerde takıldım kaldım, zaten bir netice alamıyoruz sonuç hep aynı.
    ANAYASA MAHKEMESİ`NE BİREYSEL BAŞVURU YAPMA ŞANSIMIZ YOK
    Bireysel başvuru yapma imkanımız olmasa`da yine Kamu oyu yararına bu yazımızı Anayasa Mahkemesi Üyeleri tarafından değerlendirilmesini istiyoruz.

    Kanun Anayasamıza Aykırıdır.
    SOSYAL HAKLAR
    Sosyal haklar, sosyal devletin en önemli unsurudur. Sosyal hakların büyük bir kısmı toplumdaki güçsüzlerin insanca bir yaşam sürdürebilmeleri için devletin önlemler almasını veya edimleri yerine getirmesini anlatan olumlu yükümlülükleri ifade eder. Sosyal haklar, devletin bu yükümlülüklerini yerine getirmesi ölçüsünde anlam kazanır. Bu açıdan sosyal haklar, sosyal hukuk devleti bağlamında toplumsal eşitlik amacına yönelmiş haklar olarak tanımlanabilir.
    Anayasa Mahkemesi’ne göre, kişi ile toplum arasında denge kurulması, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde geçmesini sağlayıcı önlemlerin alınması da sosyal devletin amaçlarına dahildir.
    Sosyal hakların birincisi çalışma hakkı ve özgürlüğü, ikincisi ise sosyal güvenlik hakkıdır. Bu haklar kişinin yaşamını doğrudan sürdürebilmesi için vazgeçilmez niteliktedir. Sendika özgürlüğü, grev gibi toplu sosyal haklar ise çalışma ve sosyal güvenlik haklarının aracı niteliğindeki haklar ya da güvenceleri olarak tanımlanmaktadır.
    Çalışma Hakkı
    Anayasa Mahkemesi’ne göre, Anayasa’nın 49. maddesinde öngörülen çalışma hakkı, bir temel hak ve özgürlük olarak anayasal güvenceye bağlıdır. Devlet, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemekle yükümlüdür. Sözü edilen maddenin gerekçesinde Çalışmanın hak ve ödev olması, sadece ulusal planda Devletin çalışmak isteyenlere iş temin etmek için gereken tedbirleri alacağını ve çalışanların da ancak çalışmak suretiyle gelir temin edeceklerini ifade etmekle kalmaz ferdî planda da çalışmanın bir hak ve ödev olarak telakki edilmesini gerektirir.
    Çalışmak başlıbaşına ahlakî bir vazifedir, ferdin kendisine ve topluma karşı olan saygısının bir sonucudur. Kişi, ancak çalışması ile, toplumun diğer fertlerine ve genelde topluma yük olmaktan kurtulur.
    Çalışmanın bir hak olduğu noktasından hareket edilerek, Devletin çalışma imkanlarının, başka deyişle iş alanlarının dengeli gelişmesi için gerekli tedbirleri alması temel ödevleri cümlesindendir denilmesi bu olguyu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklamaktadır. Ağır vergi koşulları, kişileri, temel hak ve özgürlüklerden birini oluşturan çalışma hakkından yoksun (kılar)

    Anayasamızın 10 / 49 / 60 / 62 maddelerine aykırıdır, ve Anayasamızın 65 maddesi ve 90 maddesi ile çelişmektedir. Milletlerarası Hukuk ile iç Hukuk arasındaki ilişkiler`le Anayasamızın 65 maddesi ve 90 maddesi çelişkilidir. Anayasa’nın 10. maddesinin birinci fıkrasında herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir.

    3201 Sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Hakkında:
    Yüksek Mahkeme, yurt dışında çalışılan sürelerin sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesinin talep edilebilmesi ve aylık tahsisinin yapılabilmesi için yurda kesin dönüş koşulu aranmasını öngören kuralla ilgili olarak, sosyal güvenlik hakkı ve yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarına ilişkin Devlet’e verilen görevlerin 65. maddede öngörülen malî kaynakların yeterliliği ile sınırlı tutulduğu, kuralın sosyal güvenlik kurumlarının aktuaryal dengelerinin ve 65. maddedeki malî kaynakların yeterliği ölçütünün gözetildiği kabul edilemez.

    Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve
    ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında, kanundaki anılan Kanun’un 6 maddesinin B bendi genel olarak 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi amaçlı olmadığı, ve bu Kanun herkes için aynı geçerlilik olmadığı, emekli maaşı tahsisi ile ilgili de aynen herkes eşit haklardan faydalanacaklarına dair her hangi bir düzenlemenin olmaması Anayasa’ya aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu, 10. maddesinde Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunluluğu, 60. maddesinde Herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı, 62. maddesinde Devletin yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alacağı ve 65. maddesinde de Devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

    Oysa 22.05.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında bu Kanun’dan önceki 2147 sayılı Kanun`dan emekliye çıkanlara çalışma hakkı ve işsizlik gibi sosyal yardım alma hakkı tanınmıştır.

    Açıklanan nedenlerle 3201 sayılı Kanun Anayasa’nın 10, 49, 60, 62 aykırıdır, avrupa İnsan hakları sözleşmesine aykırıdır.

    Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Milletvekilleri, Valisi, Amiri, Memuru, Polisi, Belediye Başkanı, Doktoru, Avukatı, Mühendisi, İşçisi, Çiftçisi, Esnafı herkes gerek serbest meslekte olsun, gerekse bir işverenin yanında çalışarak emekli maaşı kesilmeksizin çalışabiliyorlar, bu kadar çalışan insanlara görmeyen devletimize avrupa ülkelerinde yaşayan orada çalışan Türkiye`ye zararı olmayan Türkiye`deki kalkınmaya istihdama zararı olmadan işssizlik ordusuna katılmadan tam aksine ülkesine döviz getiren bir avuç vatandaşımız batıyor.

    SGK’nın Almanya’daki vatandaşlara bir düşmanlığı mı var ?
    SGK avrupalı gurbetçinin parasını almak kolay geliyor, ama hakkı olan emekli maaşını bağlamak, SGK üzerine düşen borcunu vermek neden zor geliyor !

  82. Yağmur says:

    3201 SAYILI KANUN`DAN MAĞDUR OLMUŞ TÜM EMEKLİ TÜRK VATANDAŞLARIMA UYARI !!!

    ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEVLET OLMAZ YURT DIŞI SİGORTA SÜRELERİNİ TÜRKİYEDE 3201 SAYILI KANUNA GÖRE BORÇLANARAK EMEKLİYE HAK KAZANANLAR NE YAZIK`Kİ MAAŞ ALAMAYANLAR, AYLIK TALEBİNDE BULUNANLAR MAHKEMELİK OLANLAR, BU VATANDAŞLARIMIZA YURT DIŞINDA ÇALIŞMA YASAĞI KOYAN T.C. DEVLETİNİN SÖMÜRÜ YASASI DİYE BİLİNEN BU 3201 SAYILI KANUNU HEP BİRLİKTE PROTESTO EDELİM. BİZLER DE AYNEN TÜRKİYEDEKİ VATANDAŞLARIMIZ GİBİ ( SGDP ) ÖDEYEREK YURTDIŞINDA ÇALIŞMAK HAKKIMIZI İSTİYORUZ DİYELİM SESİMİZİ DUYURALIM, AYRICA İŞSİZLİK PARASI VE SOSYAL YARDIM PARASI ALANLARDA BUNA HERKES DAHİL OLMALIDIR, ÇÜNKÜ BU KANUNLAR VATANDAŞIN YAŞADIĞI ÜLKEYE AİT BİR KANUNLARDIR, TÜRKİYE İLE UZAKTAN VE YAKINDAN İLGİSİ ALAKASI DAHİ YOKTUR, BU HUSUSTA İKİ ÜLKE ARASINDA ÖZEL BİR ANLAŞMA DA YOKTUR, BU HAKLARDAN FAYDALANMAK T.C. KANUNLARINA AYKIRI DEĞİLDİR, HER HANGİ BİR YASAK YOKTUR, GENELDE BU KANUNLAR ESKİDEN BERİ AVRUPA ÜLKELERİNDE VAR OLAN KANUNLARDIR. AVRUPA ÜLKELERİ VATANDAŞI İÇİN UYGULAMAYA KOYDUĞU KANUNLARDIR, BU ÜLKELER VATANDAŞINA BİR SOSYAL HAK DİYE SUNMAKTADIR.
    BU YASA TÜRKLERE ÖZEL ÇIKARILMIŞ BİR YASA DEĞİLDİR, BU DURUMDAN TÜRKİYE NİYE RAHATSIZ OLUYORKİ, SGK AMACI KÖTÜ NİYET EMEKLİ MAAŞI ÖDEMEMEK, BU YARDIMLARDAN ÜLKEMİZE NE ?
    KİŞİNİN GELİR MADDİ DURUMU ANCAK O YAŞAMIŞ OLDUĞU ÜLKEYE BAĞLAR O ÜLKEYE İLGİLENDİRİR BUDA VATANDAŞIN MADDİ DURUMUNA GÖRE DE DEĞİŞİR. T.C.KİMLİĞİNE SAHİP HER TÜRK VATANDAŞ EŞİT HAKLARA SAHİPTİR ÖYLE OLMASIDA GEREKİR. BURADA BİZE BİR HAK İHLALİ VARDIR, BİZ AVRUPADAKİ TÜRK VATANDAŞLARINA AYKIRI YASALAR YAPILAMAZ, DEVLET HÜKÜMET BU İNSANLARIMIZA DIŞLAYAMAZ.
    EMEKLİ MAAŞI ALIRKEN BİZE ÇALIŞMAK YASAK KOYAN, AVRUPA ÜLKESİNDE ÇALIŞIRKEN EMEKLİ MAAŞIMIZI KESEN HÜKÜMET, BİZİ (SGDP) ÖDEYEREK ÇALIŞMA HAKKI TANIMAYAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ BİZİMLE OYNADIĞI BU OYUNU ARTIK BOZACAĞIZ, ÖNÜMÜZDE SEÇİMLER VAR, BU SGDP YASASINDA BİZDE YOKSAK, İŞTE O ZAMAN OLMAZSA OLMAZ DİYECEĞİZ, BİZ AVRUPALI TÜRKLER BU 3201 SAYILI KANUNUN GERÇEK ANLAMDA BİZLERE KARŞI YAPILMIŞ BÜYÜK BİR TUZAK VE HAKARET SAYACAK ÖYLE KABUL EDECEĞİZ.
    ANCA BERABER KANCA BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA, BERABER ISLANDIK YAĞAN YAĞMURDA, ŞİMDİ DİNLEDİĞİM TÜM ŞARKILARDA, BANA HERŞEY SENİ HATIRLATIYOR, DİYE MİTİNG MEYDANLARINDA SÖYLÜYORLAR YA HANİ BAŞIMIZDAKİ HÜKÜMET?….O ZAMAN TÜRKİYEDE`Kİ TÜM ÇALIŞAN EMEKLİ VATANDAŞLARIMIZIN HEPSİNİ AMİRİNE MEMURUNA İŞÇİSİNE ÇİFTÇİSİNE EMEKLİ MAAŞI ALIRKEN ÇALIŞMA YASAĞI GETİRSİNLER HADİ GÖRELİM, BÖYLECE ADALETİ SAĞLAMIŞ OLSUNLAR DİYELİM, VEYAHUT BİZİDE AVRUPALI TÜRKLERİDE VAR OLAN BU MEVCUT KANUNA DAHİL ETSİNLER.
    KANUNLAR YAPILIRKEN İNSANLAR ARASINDA AYRIM YAPILMAZ, KANUNLAR HERKES İÇİN YAPILIR KİŞİLERE ÖZEL YAPILMAZ DİYORUZ.

  83. Yağmur says:

    TÜM AVRUPA ÜLKELERİNDE ÇALIŞANLAR İŞSİZ VEYA
    SOSYAL YARDIM ALANLAR TÜRKİYE`DEN 3201 SAYILI KANUNDAN EMEKLİ OLMUŞ AMA YILLARDIR EMEKLİ MAAŞI ALAMAYAN HERKESE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ.

    Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İngiltere, İsviçre, Avusturya`da yaşayan Türk vatandaşları bulunmuş olduğunuz ülkelerin Bakanlıklarına bu konuyu dile getirerek şikayette bulunabilirsiniz.
    Türkiyeden emeklilik maaşı almak istediğinizi, ancak bu emekli maaşınız yaşadığınız ülkede geçiminize yetmediğini, dolayısıyla ister istemez üzerine ek ilave olarak ikamet ettiğiniz ülkede bir vatandaş olarak hakkınız olan ikamete dayalı sosyal yardımlardan faydalanmak istediğinizi belirtiniz.

    Türkiyeden emekli maaşı alırken bu ülkede neden sosyal yardıma ihtiyaç duyduğunuzu şöyle açıklayınız, Türkiyeden almış olduğunuz emekli maaşınız bu ülkede yetmediğini belirtiniz, bu nedenle sosyal yardıma muhtacım deyiniz.
    Kanunların hükmü ve kuralları da böyle olması gerekir diyerek şikayet dilekçelerinizde bu durumu şu şekilde açıklamayı sakın unutmayınız.

    Tabiki biz ilk etapta öncelikle Türkiyeden hak etmiş olduğumuz emeklilik maaşımızı almakla mükellefiz öncelik emekli maaşı gelir, zaten almakta istiyoruz deyiniz.
    Ancak bu emekli maaşımız avrupa ülkelerinde yetmeyeceğini bizler çok iyi bildiğimiz gibi bunu Türkiye Cumhuriyeti devletide çok iyi bilmektedir.
    Ama ne yazıkki Türkiyeden emeklilik maaşımızı alırken aynı zamanda bir başka ülkede ikamete dayalı sosyal yardım aldığımızda Türkiye Cumhuriyeti biz vatandaşına başka ülkelerin kanunlarından ve sosyal haklarından yararlanamazsınız faydalanamazsınız gibi bir anlayışla tek taraflı olarak Kanun çıkararak yasak koymuştur.

    Türkiye devleti böyle bir yasak getirmiş olması, ayrıca devlet bize verdiği emekli maaşı bize avrupa ülkelerinde yetmeyeceğini bize ikamet ettiğimiz devletin sosyal yardımına muhtaç olacağımıza ve bu yardımı aldığımızda`da Türkiye cumhuriyeti bunu bilerek bir fırsata çevirerek hemen devreye giriyor bizim emeklilik maaşımızı kesiyor.
    Tüm bunlar herşey kasten bilinçli ve hesaplı yapılmaktadır, burada tek amaç emekli maaşı ödememektir, kendi vatandaşı yani bizide bir başka ülkenin sırtına yükleyerek maddi sorumluluktan kaçmış oluyor.

    Biz bir başka ülkede ikamete dayalı sosyal yardım aldığımız için, sanki bizi suç islemişiz gibi suçlu göstermek, dolayısıyla devletin kurumu geriye dönük emekli maaşı ödediği ilk günden itibaren son güne kadar bize ödemiş olduğu tüm emekli maaşımızı faiziyle birlikte geri istemektedir, ayrıca kurum buda yetmezmiş gibi bizi savcılığa hakkımızda suç duyurusunda bulunarak soruşturma başlatıyor diyerek şikayet dilekçelerinizi iletiniz.

    Evet burası Türkiye, bu Ülkede her şey olabiliyor deyiniz.
    Türkiye cumhuriyeti bizleri böyle bir usulsüz uygulamalarla vatandaşına çaresizce ortada bırakarak önümüze zahmetli engebeli yollar çıkararak bu yüzden Türkiyeden emeklilik maaşımızı almaktansa geçici bir süre için feragat ediyoruz vazgeçiyoruz deyiniz.
    Çünkü türkiyenin bürokrasi engeli o inişli çıkışlı zahmetli yollarında bizler derdimizi kimseye anlatamıyoruz zaten bu ülkede bu mümkün değildir deyiniz, bizim böyle bu şekilde karar vereceğimizi de çok iyi bilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti bu uygulamayı böyle bu şekilde yıllardan beri kasıtlı olarak bilerek yapmaktadır ve bu günlere getirdiler diyerek şikayette bulununuz.
    Ve bu konuyu avrupa birliği gündemine taşıyarak bir çözüm getirilmesini öneriniz, herkesin böyle bir davranış sergilemesi inanınız insanlığa yaraşır yakışır en iyi ve en doğru dürüst
    Eşitlik, Hak, Hukuk, Adaletli bir vatandaşlık görevi olacaktır.
    3201 sayılı Kanun Federal Almanya Cumhuriyeti akit taraf ile kendileri arasında imzalanan bir andlaşma yok.

    İki ülke arasında ikili sosyal sigortalar sözleşmesinim içinde yoktur, bu Kanunları Türkiye Cumhuriyeti devleti 1978 senesinde eskisi 2147 sayılı Kanun, 1985 senesinde 3201 sayılı Kanunu çıkararak eskiside hükmünü yitirerek 36 senedir Türkiye bu uygulamayı bir döviz kaynağı girdisi sağlamak amaçlı çıkartılan Kanun, bu gün halen sıcak para akışına dönüşen bir sosyal haktan öte her şeye benzemiş bir Kanundur.

    İkamet ettiğimiz ülkeler bizlere karşılık beklemeden sosyal yardımlarından yararlanıp faydalanmamıza imkan tanırken bu hakları bize veren başka ülkeler rahatsız olmazken, ne yazıkki ülkemiz vatanımız dediğimiz Türkiyemiz bedelini peşin ödediğimiz hakkımız olan emekli maaşlarımızı ödememek için köşe bucak kaçıyor, kaçmaya`da devam edecektir eğer biz avrupalı gurbetçi Türk vatandaşları sesimizi çıkarmaz yeter demezsek.
    Kanunların güvenirliğini bulandırarak bin bir dereden su getirerek bahaneler üretmek, kaldıki adı üstünde devletin vatandaşına karşı bir sorumluluğu olduğu halde halen ısrarla vatandaşının emekli maaşını ödememeye direniyor.
    Herkes para var, bir milyon suriyeli mülteciye 2,5 Milyar dolar para harcamaya para var, Türkiyenin siyaset amaçlı harcayacağı her yere parası var, ama vatandaşlık amaçlı harcayacak 5 kuruş parası yok, yazıklar olsun utanıyorum kendi devletimden emekli maaşımı alamıyorum, bir başka ülke devletin ekmeğini yiyorum aç karnımı doyuruyorum lanet olsun.

  84. Yağmur says:

    Avrupalı gurbetçi Türk vatandaşları yurtdışında yaşadıkları ülkelerde açlıktan nefesleri kokuyor, taşeron firmalarında çalışanlar, işsiz kalanlar, sosyal yardımdan geçinenler, ama hepsi bu günlerde aç karınlarıyla boş mideleriyle Cumhurbaşkanı seçimine odaklanmışlar, bizim neyimize o birinin Cumhurbaşkanı Makamında Krallık Sultanlık sürdüreceğine.
    Bizler kendi derdimize bakalım yanalım, biraz şöyle düşünelim de avrupa ülkelerinde sürünmeyelim, şimdiye kadar bu Hükümetten alamadığımız emekli maaşımıza taleplerimize dile getirelim de sesimizi duysunlar. Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanlar, Vekiller kıyak emeklilik havuzun içinde yüzenler, bizler ise yurtdışında sürünenler varmı bundan gerçeği ötesi, bir insan tüm bunları göremeyecek kadar kör sağır ahmak salak olamaz.

  85. Yağmur says:

    Çalanlar çırpanlar Bankalara boşaltanlar Kanunlar çıkararak milletin üzerinde baskı kurarak korku imparatorluğu yaratan Saltanatını pekiştirmek isteyen bir kişinin eline kalmış bu ülke bu devlet.
    Torba yasalarıyla Kanunlar çıkararak avrupalı gurbetçi vatandaşlara kurulan tuzak sindirilmeye çalışılmaktadır.
    Başımızdaki bu Hükümetin bize karşı tutumu bir Edep ve Nezaket Medeniyetinden uzak bir edepsizliktir.
    AKP`nin adı üstünde Adalet dağıtması gerekirken, Adalet terazisinden uzak, adaleti olmayan Hukuk tanımayan acımasız gaddar siyaset yapan bu zihniyete dur demeliyiz.
    Devlet vatandaşına bakmakla yükümlüdür, devlet Anayasamıza göre vatandaşına karşı sorumluluk taşımaktadır.
    Oysa bu AKP Hükümetinin yaptığı Yasalarla sosyal hak Kanunlarında devletimizin iflas ettiğinin ap açık bir göstergesidir.
    Başbakan ikide bir Paralel yapı hakkında konuştuklarını bende kendisine aynen şöyle iade ediyorum.
    Ey avrupalı gurbetçi Türk vatandaşları, AKP Hükümeti var ya bunlar bize ihanet ettiler, bunlar biz avrupalı gurbetçi Türk vatandaşlarına ihanet ettiler ve halen ihanet etmeye devam ediyorlar.
    AKP Hükümeti avrupalı Türkler hakkında daha ne gibi sömürme metodları düşünüyorsa bir gün gelecek yine er geç uygulayacaktır.
    Bunlar Pasaport harç bedeli, bedelli askerlik, yurtdışı sigorta sürelerini borçlanarak emeklilik, Holdingler, Merkez Bankası, Anadolu Bankası gibi v.s. çok değişik konularda avrupalı gurbetçi insanımıza semer vurdular yıllarca sırtlarına bindiler.
    Avrupa ülkelerinde yaşayan çalışan yıllarca ülkesine faydalı olan bu insanların azınlık toplumun devletten çekmedikleri kalmadı.
    Zulümler bir tek savaşla olmuyor, zulümler bir tek savaş esnasında silahla olmuyor, zulmü son 12 yılda AKP iktidarında farklı metodlarla gördük.
    AKP Hükümeti yurtdışı borçlanmasıyla emekli hakkını elde etmiş olanlara yurtdışında çalışıyorlar diyerek maddi şiddet uyguladı uygulamaya devam ediyor bize zulüm yapıyor.
    Bu ülkenin Başbakanı kendisi hem Emekli Sandığından emekli maaşı alıyor, hemde Başbakanlık maaşı alıyor.
    Aç gözü bir türlü doymak bilmeyenin gözünü ancak kara toprak doyurur, sanki bu maaşlar yetmiyormuş gibi birde yanısıra ticaret yaparak para kazanan Başbakan koltuğunda oturan zat, yok bu paralarla yetinemedi doyuramadığı aç gözünü hırslı ihtiras dolu nefsini tatmin edemedi birde hırsızlık yolsuzluk yaptı tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedi, ayakkabı kutularını doldurdu.
    İşçi vatandaşına 846.- TL asgari ücretle çalıştıran, emekli vatandaşına 900.- TL emekli maaşı ile kuru ekmeğe muhtaç bırakan, yurtdışı borçlanmasıyla emekliye çıkararak fakat emekli maaşına bağlamayan AKP Hükümetinin ve bu Partinin başındaki lider devet idarecisi elbette bir gün Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Basireti bağlanmış milletimiz bu zat`a Cumhurbaşkanı seçecek olması, bu toplumun bugün halen akıl ve fikir sahibi olmadıkları, Allah bir gün cezalarını da hak ettikleri gibi verecektir.
    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    YENİ YURT DIŞI EMEKLİLİK YASASI
    Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza kötü haber erken gelmişti.Yeni yasayla birlikte emekli olacakların maaşları 1.205 TL’den 658 TL’ye düşürülmesi öngörülmüştü.
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladığı yeni yurt dışı emeklilik yasasında gurbetçilerin yurt dışındaki ilk işe girişini Türkiye’de başlangıç sayarak hem gurbetçilerden oy toplayacağını hem de gurbetçilerin sıkıntılarını giderdiğini sanıyordu ama, bu konuları uzmanlar tarafından çok iyi araştırılacağını hiç düşünmemiş gibiydi… Bu yasa devletin kaşıkla verdiği bir iyiliği kepçeyle geri alacağını hesap etmişti.
    Mahkemesiz olarak yapılacak olan yurtdışı emeklilik işlemlerinde yurtdışındaki ilk işe giriş tarihinin Türkiye’de başlangıç sayılması emeklilik işlemlerinin hızlanmasını sağlayacak, gurbetçiye yurt dışı borçlanmasını az ödetecek, ancak devlet emekli aylığını düşük bağlayacak. Bağlanan maaşı çeken gurbetçiye de en yüksek 658 TL maaş şoku yaşatacaktı.
    Oysa Mahkeme açarak emekli olan gurbetçi vatandaşlarımıza ise en düşük 1,205 TL emekli maaşı bağlanmaktaydı.
    Mavi Kart’a emeklilik düne kadar medya`da yer alan haber ise artık Türk vatandaşlığından çıkıp Mavi Kart sahibi olanlar da dava açmadan borçlanarak emeklilik hakkı elde edebilecekler. Tasarı genel kurulda kabul gördü deniyordu.
    MECLİS Genel Kurulu, torba yasa tasarısının görüşmelerine devam ederken Mavi Kart sahiplerine de SGK’ya davasız borçlanma hakkı getirdi. Kurulda kabul edilen ve 3201 sayılı ‘Yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi hakkındaki kanunda’ değişiklik öngören düzenlemeye göre, izinle Türk vatandaşlığından çıkanların yurtdışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreler borçlanma kapsamına alındı dendi.

    UZLAŞMAYLA KABUL EDİLDİ
    GENEL Kurul’da AK Parti ve muhalefetin uzlaşması sonucu verilen önergelerle, dört madde tasarı metninden çıkarıldı. Tasarıdan çıkarılan madde (Mavi Kartlıların) yurtdışında geçen sürelerin tamamını ya da istenildiği kadar borçlanabilmesini, başvuru sahiplerinin kısmi borçlanma taleplerine istinaden yapılacak borçlanma süresinin tespitinde ibraz edecekleri belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağını öngörüyordu.

    DAVAYA GEREK KALMADI
    ARTIK Mavi Kart sahipleri dava açmadan yurtdışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreleri 3201 sayılı yasa çerçevesinde borçlanarak emekli olabilecekler. Kanunda yapılan değişikliğe göre, Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin 18 yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilecek.

    Avrupalı Türke neden son dakika kıyağı gerek duyuldu dersiniz? Avrupalı Türklerin borçlanarak hak ettikleri emekli aylıklarının düşmesine yol açacak düzenlemeden son anda vazgeçildi sebebi nedir acaba.
    Ne demişler kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez, önümüzde Cumhurbaşkanı seçimi var avrupalı gurbetçiden oy alacak olan işte o zat, dolayısıyla avrupalı gurbetçi vatandaş hakkında ne düşünüyorsa bir gün gelecek gerekeni yine yapacaktır, hele işte o birisi o köprüden bir geçsin, ne demişler köprüden geçesiye kadar ayı`ya dayı denmesi önerilir, ve sonra ilerde yine avrupalı gurbetçilerin canlarına yakmaya devam edecektir.
    TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, yurtdışında yaşayan Türklere son dakika kıyağı yaptı. TBMM Genel Kurulu görüşülmeleri sırasında verilen bir önerge ile eskiden olduğu gibi emekli aylığınızı yükseltecek dönemi seçme hakkınızın devam etmesine karar kılındı. Böylece borçlanılacak sürelerin tespitine ilişkin hüküm son anda çıkarıldı.
    OLUMSUZLUK KALKTI
    BUNUN sayesinde yurtdışı borçlanmasında aylığın düşük bağlanmasına neden olacak olumsuzluk ortadan kalkmış oldu. Hak kaybı öngören ve dolayısıyla da rahatsızlık doğuran ikinci fıkranın madde metninden çıkarılması Avrupalı Türklerin işine gelecek. Borçlanılacak sürelerin tespitine ilişkin hükmün madde metninden çıkarılması sonucu yurtdışı borçlanmasında aylığın düşük bağlanmasına neden olacak olumsuzluk ortadan kalkmış oldu.
    BİLİNDİĞİ gibi yapılan yasa değişikliği ile Mavi Kartlılara borçlanma hakkı getirilmiş ve yurtdışındaki sigorta başlangıcı, Türkiye başlangıcı olarak kabul edilmişti. Ancak en çok eleştirilen noktalardan biri de, borçlanılabilecek sürelerin tercih edilememesi, borçlanılan süreden geriye doğru gidilmesini öngören madde idi. Yeni değişiklikler sayesinde borçlanacak kişiler daha az bedel ödeyip daha erken yaşta emekli olabilecek.
    YASA NE DİYOR?
    3201 sayılı kanunun 5. maddesinin 5. fıkrası, “Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir” diye değiştirildi.
    Avrupalı Türkler sizler her zaman sömürülmeye mahkumsunuz.
    Avrupalı Türkler sizler her zaman ezilmeye layıksınız.
    Avrupalı Türkler sizler her zaman omuzlarınıza binilecek insanlarsınız.
    Avrupalı Türkler sizler hiç bir zaman bu ülkede var olmadınız.

  86. Yağmur says:

    AVRUPALI GURBETÇİ TÜRK`E EMEKLİ MAAŞI ÖDEMEK YOK, AMA
    DAĞDAN İNEN TERÖRİSTE HEM MADDİ HEM PSİKOLOJİK VE ARTI SOSYAL KONUT DESTEĞİ VAR.

    Devletin başındaki şerefsizler, namussuzlar, alçaklar, hainler, bu ülkede bu milletin, Askerine, Polisine, Öğretmenine, Yaşlısına, Gencine, Kadınına, Erkeğine, Çocuğuna, vuran öldüren infaz eden bu teröristler kadar biz Avrupalı Gurbetçi Türklerin değeri yokmuş meğer.

    İsteyen kişi psikolojik destek alabilecek olması ve yanında da ballı börekli maddi destek alacak olmaları, avrupalı gurbetçi Türklerin paraları ile rehabilite edilecek olan teröristler.
    Can aldık can verdik de dağdan inen köpek kadar olamadık ya AKP nezdinde yazıklar olsun! üzerine bir de ödeyemeyeceği kadar tazminat teröriste makamlı karşılama töreni hiç fark etmez bir şekilde hem suç işlenmiş, hem de o suça kılıf aranıyor.

    Ha demokratik açılım kapsamında, ha açılım süreci kapsamında beklenen oki dağdan inişe ekonomik yardım dopingi yapılacak olmasıdır.

    İnsanı vatanından toprağından soğutuyorlar nasıl bir adalettir bu???

    Nasıl adalet, nasıl eğitim, nasıl sağlık, nasıl güvenlik, nasıl bir sosyal güvence, nasıl bir vergi sistemi, vs. vs . vs.
    Deveye boşuna sormamışlar neren eğri diye değilmi, deve nerem doğru ki demiş?

    Ne yani sesimizi çıkarmayalım oturalım oturduğumuz yerde diyenler var gibi, sanki kulaklarıma böyle sesler geliyor gibi, hayır böyle bir sisteme baş kaldırmak Allah`ın emridir farzdır haktır hukuktur adalettir eşitliktir.

    Namazımız kıyamda durmakla, rukuya eğilmekle, alnımızı secdeye koymakla olur bu şekilde namaz kılınır ve namaz namaz olur, ancak rukuya eğildiğimizde ve rukudan tekrar doğrulmamızın anlamı ise baş kaldırmaktır, Allah`tan başka hiç kimsenin önünde eğilmeyeceğime, Adaleti olmayanlara haksızlık yapanlara karşı baş kaldıracağıma anlamına gelmektedir.
    Yarım asırdır namaz kılanlar namazdaki kıyamın rukunun secdenin manası anlamı nedir bilmezler onlar namazlarında gaflet içindedirler.
    Biz ve bizim gibileri seslerini çıkarmadıkları yada çıkaramadıkları için bu günlere geldik işte bu gün bu haldeyiz, tabi memleketteki emekli maaşları kesilmeksizin çalışanlar halinizden memnunsunuz bir şey söylemezsiniz !!! önce iğneyi kendinize sonra çuvaldıza bir başkasına batırınız.

    Ben bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletinden emekli maaşı alamıyorum, yıllarca önce paramı bu devletin SGK`na 10 bin üzerinden borçlanarak ödedim.
    Ancak dağdan inen çapulcu sürüsüne devlet iş imkanı sağlıyor sağlık hizmeti veriyor.
    Şeytan diyor çık dağa ordan tekrar in ve devlet kapısında iş bul sosyal haklardan faydalan devletin kıyağından kaymağından faydalan, devletin malı deniz yemeyen domuz, bunu mu yapayım ha.
    Bu devlete hakkım haram olsun

    Peki şimdi bizim paramızı alıp emekli maaşı bağlamadığınız avrupalı gurbetçi Türk insanının bozulan psikolojisi ne olacak ?

  87. bruce says:

    Ben boyle insanlar gormedim goz gore oy veriyorlar… İnsanda bir akil olur hic bir seyi gormuyormusunuz? Ben resmen LANET ediyorm AKP ye yeter artik ulan yaziktir gunahtir milletin ustune bu kadar gelmeyin adam gibi cikin deyinki ey vatandaslarim borcumuz neniz var neniz yok satin savin verin deyin bu millet her seyini verir serefsizler dalkavuklar haric … Delikanli olun canimizi yeyin adam olun………….. Yeyin… Ama o adamlik nerdeeee…

  88. aada says:

    Karışık işler bunlar

  89. spes says:

    Böyle saçmalık olamaz. Bir dünya sağlık sigortası yatırıyorum hastaneye dahi gidemiyorum başımı kaldırıp. Benim yatırdığım sigorta pirimleri bile bir dünya insanın tedavisine yeterde artar bile. Bu nasıl bir yükümlülüktür. Çalışmıyorsun zaten iş yok ama yinede devlete sağlık için para ödeyeceksin . bu ne deli saçması bir kanundur. Bunu çıkaran hükümetin ben taaaaa…..

  90. Yağmur says:

    3201 sayılı Kanunla yurtdışı borçlanması yapanlar, daha sonra tekrar yurtdışında çalışmaya başlayanların emekli maaşını donduran SGK karşı el birliği olalım, çünkü bu uygulama Anayasamızın 10.49.60.62 maddelerine göre aykırıdır Hak ihlali vardır.
    Bakınız Yasama Yürütme düne kadar bu Kanunu uygulamış olabilirler, ancak bu Kanun devletin sebepsiz zenginleşmesidir, dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gider. Peki şimdiye kadar neden birileri bunu ele almamışlar onuda açıklık getirelim, tek nedeni bilinçsizliklerinden vatandaşı böyle sindirmişler gurbetçiler bu Kanun böyle demiş kabul etmişler. Şimdi dikkat ediniz, Anayasamızın 10 maddesi eşitlikten bahseder, şimdi nasıl oluyorda 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanması yapan birine yurt içinde (SGDP) ile çalışmasına hak tanıyacaksın, 5510 sayılı Kanuna göre Türkiyedeki sigorta sürelerince emekliye çıkmış birine yurt dışında çalışma yasağı koymayacaksın, bir tek yurtdışında çalışana yasak koyacaksın, sanki bu yasağı avrupa ülkeleri istermiş gibi vatandaşımızda bir algı var, yanlış vatandaş uyanın artık bu gafletten kendinize geliniz, bu durumdan avrupa ülkelerine giren çıkan ne ? oysa bugün almanyada AOK vatandaştan Türkyeden almış oldukları emekli maaşından sağlık sigortası kesmeye başlamıştır, hemde geriye dönük 2011 senesi başlangıç olarak hesap ediyor.
    Dolayısıyla bu 3201 sayılı Kanunu çıkaran uygulayan yasaklar koyan tek taraflı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Aslında bu Kanunu vatandaşına düşündüklerinden çıkarmadılar vatandaş şimdiye kadar böyle bilmiş olsada aslı astarı yok, devletimizin bize bir sosyal hak vermek gibi bir amacı niyeti de yoktu ne zamanlar, işte Ülkemizin o 1970 li yıllarda 1 milyar dolar ihracatı olduğu, 1 milyar dolar işçi döviz geliri olduğu yıllarda, ülkenin döviz açığını kapatmak amacıyla ülkeye döviz girdisi sağlamaktı, ilk 1978 yılında işte o eski 2147 sayılı Kanunu çıkardılar, daha sonra 1985 yılında rahmetli Özal döneminde 3201 sayılı Kanunu getirdiler.
    Ama yanlız 2147 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun arasındaki bir farkı da yine yazmadan edemiyeceğim, adama sormazlarmı madem yurtdışında çalışma yasağı var niçin 2147 sayılı Kanunla emekliye çıkanlar hem emekli maaaşı alıyorlar hem yurt dışında çalışabiliyorlar, hadi gazanız mübarek yolunuz yolunuz AİHM olsun.

    SGK’na 3201 sayılı Kanundan borçlanarak ödenen toplu paranın hayat standardı dikkate alınarak emekli maaşımızın ödenmesini bekliyoruz.
    O kadar parayı 9000 iş gününü borçlanmak için ben Bankadan borç para çektim ve borcumu ödeyemeden akıbetinde işsiz kaldım, ogün bugün halen işsizim, bütün hayatım altüst oldu. Yıllardır gözümden akan yaş dinmek bilmiyor. Ne olur yurtdışındaki emeklilerin bu mağduriyetini giderin artık.

    3201 yurtdışı emekliler..
    – 1997 yılında yatırdığım toplu paramı bugünkü değeri ile geri ödenmesini bekliyorum.
    – Kazanılmış haklarımı iade edilmesini talep ediyorum.
    – Emeklilik sistemindeki çarpıklığının giderilmesini bekliyorum.
    Eşitsizlik yıllardır mevcut 2147 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun arasındaki fark kabul etmek mümkün değil, dolayısıyla ikinci bir adaletsizlik ortaya konuldu. 2008’de hesaplama yöntemi yeniden değişti ve durum artık iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı.

    Emekli aylıklarının hesaplanma yöntemi değiştikçe, bırakın farklı kurumlardaki sigortalıları, SSK içinde farklı tarihlerde emekli olanlar arasında bile bağlanan aylık miktarları açısından adaletsizlikler ortaya çıkmıştır. Yapılması gereken, 3201 sayılı Kanun çerçevesinde ortaya çıkan sorunlardan biri olan yurtdışında çalışmak hakkını vererek sistemi ıslah etmek.

  91. Yağmur says:

    YURTDIŞI BORÇLANMASI İLE EMEKLİ OLANLARIN HALEN YURT DIŞINDA ÇALIŞMA YASAĞI DEVAM EDİYOR

    Müslüman görünen Haramzadeler AKP Hükumeti,
    5510 sayılı yasa ile 3201 sayılı Kanunla yurtdışı borçlanması yoluyla Türkiye’den emekli olanların 1 ekim 2008 tarihinden itibaren Türkiye ve Yurt dışında çalışmalarını ve işyeri kurmalarını yasaklamıştınız.
    Bu yasağın Türkiye ayağını, sigortalıların SGK’ya açtığı davaları kaybetmesi nedeniyle TBMM’de çıkardığınız bir torba yasa ile 2010 yılında kaldırdınız.
    Bu vatandaşlarımızın bulunduğu ülkelerde ikamet etmeleri yasağını da kaldırdınız.

    Ancak, yurtdışı 3201 sayılı Kanun ile borçlanma yoluyla emekli olan Türk vatandaşlarının bulundukları ülkelerdeki yasalardan doğan ekonomik haklarını kullanmalarının hala yasak olduğunu hatırlatmak isterim.
    Bir tek kendi ceplerini doldurmakla meşgul, ayakkabı kutularını doldurmayı unutmayanlar AKP Hükümeti, ve onun başındaki zat kaçak Aksaray`da saltanat sürdüren Sultan Recep Tayyip Erdoğan`a hatırlatmak isterim..

    SON DURUM
    Yurtdışı borçlanması ile Türkiye’den emekli olanlar
    – Türkiye’de SSK’lı olarak çalışabiliyorlar, kendilerine ait bir işyeri kurabiliyorlar, veya her hangi bir şirkete ortak olabiliyorlar.
    – Yurt dışındaki vatandaşlar ise hiçbir şekilde çalışamazlar, kendilerine ait işyeri kuramazlar, veya bir şirkete ortak olamazlar.

    Yurtdışı borçlanması yapmadan Türkiye’den emekli olanlar ise
    – Türkiye’de olduğu gibi yurt dışında`da SSK’lı olarak çalışabiliyorlar, kendilerine ait işyeri kurabiliyorlar, veya bir şirkete ortak olabiliyorlar.
    Sayın Sultanım Recep Tayyip Erdoğan

    Alman hükümeti,Türk vatandaşlarına Almanya’da çalışmayı yasaklamış olsa, veya kendi işyeri kurmayı yasaklamış olsa, veya şöyle genel olarak baktığımızda, Türklere avrupada yaşadıkları ülkeler kendilerine sosyal haklardan yararlanmada kendi vatandaşı ve diğer yabancılar arasında eşitsizlik yapsa, cevabınız ne olurdu Sultanım Padişahım RTE ?

    Türk hükümeti AKP Milletvekilleri
    Türkiye’den 3201 sayılı Kanundan emekli olmuş Türk vatandaşlarına Almanya’da çalışmayı ve kendilerine ait işyeri kurmayı siz AKP hükümeti başınızdaki zat Recep Tayyip Erdoğan Padişahın emriyle yasakladınız.
    Şimdi ne düşünüyorsunuz?

    AKP Milletvekilleri sizler ne kadar doğru dürüst dindar bu milletin Vekilisiniz, Siz Yasama yetkinizi kullanırken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerini ve anayasamızın “eşitlik ve çalışma” haklarını dikkate almayarak çıkardığınızı Türkiye’deki mahkemeler tarafından bile sık sık tescil ediliyor.
    Ülkemizin ekonomik çıkarlarını ön planda tutuyor olmanız tabii ki hoş görülebilir.

    Ancak söyler misiniz?…
    Türk vatandaşlarının başka ülkelerde çalışması, o ülkelerde işyeri kurması, o ülkelerde sosyal yardım gibi ödemelerden faydalanmaları ülkemizin hangi ekonomik çıkarını zedeliyor ?

    Bu sosyal yardımlar o ülkelerde Türk vatandaşlarına özel çıkarılmış Kanun değildir, o ülkelerde yarım asırdan fazla var olan Kanunlardır. Siz Milletvekilleri bu duruma ilişkin tavrınız ve tutumunuz açıkca fesat ve kıskanç insanlar olmanızdan kaynaklanmaktadır.
    Lütfen…
    Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik haklarını düzenleyen 639 sıra sayılı Kanun Tasarısı görüşmeleri henüz tamamlanmamış iken, yurt dışındaki vatandaşlarımızı mağdur eden bu konuları bir kez daha düşünmenizi rica ediyorum…

  92. Yağmur says:

    YASALARIMIZDA ADÍL VE EȘÍT UYGULAMA ÍSTİYORUZ

    Yurt dışı borçlanması ve Emeklilikten Sonra Tekrar Çalışma Hakkı

    Mevcut yasalarımıza gőre emeklilikten sonra tekrar çalışabilmek için Yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlarla, Yurt içinden (Tűrkiye) emekli olanlar arasında farklı uygulamalar bulunmaktadır.
    Yurt içinde calışarak emekli olanlar ,tekrar çalışmaya başlamak istemeleri halinde, prime esas kazançlarının %15-30’u( Çalıştığı kuruma gőre farklılık olabilmekte) oranında SGDP-Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemeleri halinde emekli aylıklarını kestirmeden çalışma hakları bulunmaktadır.
    Ancak, yurtdışı borçlanması ile emekli olanlar, tekrar yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışırsa, ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alırsa veya Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlarsa, aylığı tekrar çalışmaya başladığı veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladığı tarihten itibaren kesilmektedir.
    Oysa, aynı Kanundan yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlara ise, yurtiçinde (SGDP) Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek emekli aylıkları kesilmeksizin çalışmalarına hak tanıdınız onlara da bu hak verilmiş oldu bu arada.

    Yurtdışı borçlanma yoluyla bağlanan aylıkların kesildiği haller
    Íkamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başladıktan sonra Türkiyedeki emeklilik aylıklarının kesilmesi, ődemelerinin iki űlke arasında yapılan anlaşmalarla ilişkili olmadığı, yardım ődeneklerinin de elde edilmiş bir hak olmasından, yardım niteliğinde olmasından dolayı bu durumu sebep göstermek emekli maaşımızı dondurmak anlaşılır ve kabul edilebilir gibi değil.

    Aynı zamanda çalışmak isteyenler içinde aynı durumun geçerli olması kabul edilebilir olmadığı gibi adaletsizlik içerdiğide gőz őnűnde bulundurulmalıdır.

    Biz yurt dışı borçlanması yaparak emekli olanlarada, yurt içinden emekli olanlarla eşit uygun dűşecek oranda emekli aylıklarımızdan (SGDP) kesintisi yapılarak,emekli aylıklarımızın kesilmeden tekrar çalışabilme hakkının tanınması adaletli olacaktır.

    Emeklilik hakkı sosyal bir yardım değil önceden bedeli ödenmiş bir haktır.
    Yurt içinde çalışanlar çalıştığı yıllara yayılarak prim ődemesi yaparak,Yurt dışında çalışanlar ise aynı toplam prim tutarını,műracat tarihinden sonra 3 ay içersinde ődeyerek bu hakkı elde etmektedirler.
    3201 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilen borç tutarı tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Üç ay süre içerisinde ödeme yapmayanların borçlanma işlemleri iptal edilir.

    Asgari Ücret 01.07.2014 – 31.12.2014 ( 1.134.-TL)
    Asgari ücret 1.134 TL, buna göre, bir günlük borçlanma miktarımız 1.134 TL / 30 = 37,80 x %32 = 12,096.-TL.
    Vatandaş 25 yıllık sigorta süresini (9000 iş günü) borçlanma karşılığı ödenecek miktar ise
    12,096 x 9000 gün = 108.864.-TL

    Ődeme sűreçleri farklı olsada sonuçta her iki tarafta eşit miktarda ődeme yapmaktadır.
    Ancak emeklilik haklarından yararlanmaya gelince eşitlik ortadan kalkmaktadır.
    Kamu oyunda sanki yurt dışı borçlanması yaparak emekli olanlar için haksız avantadan ődeme yapılıyor gibi bir algı ortaya çıkmaktadır.
    Ancak sosyal gerçeğin böyle olmadığını dűşűnűyoruz.

    Şőyleki;
    a) yurt içinde çalışarak prim ődeyenler ődeme sűrecinde doğal ve haklı olarak sosyal haklardan ( ilaç, hastane, vb.) yararlanarak bağlı olduğu Sosyal Sigorta Kurumlarına ek yűkűmlűlűkler getirmekteyken, yurt dışı borçlanması yaparak emekli olanların sıfır yűkűmlűlűk getirdikleri unutulmaktadır.

    b) yurt içinde çalışarak prim ődeyenlerin űlke ekonomisine direkt katkıları (vergi-űretim,vb.) gőz őnűnde bulundurmak şöyle dursun, yurt dışında çalışarak prim ődeyenlerin (1970’lerden) beri bu ülkeye yapmış oldukları dőviz transferleri unutulmaktadır.
    Ülke ekonomisi için dőviz bulmanın őneminin bilinmesine, artı gelen dővizlerin sıfır maliyette olmasına ve űlkenin maliye politikasına hiçbir yűkleme getirmemesi gerçeğide unutulmaktadır.

    c) yurt içinde calışarak prim ődeyenlerin prim miktarının yűksekliğinden buna bağlı olarak ődeme gűçlűkleri çektikleri gűndeme getirilirken,
    Yurt dışında çalışarak prim ődeyenlerin kolaylıkla ődeme yapabilecekleri algısı vardır.
    Damdan dűşenin halini damdan dűşen anlar, őzdeyişinde anlatıldığı gibi yurt dışında çalışmanın ve tasarruf yapabilmenin zorluklarını biz yurt dışında yaşayanlar bire bir yaşayarak őğreniyoruz. Kamu oyunda birçoklarının dűşűndűğűnűn aksine,yurt dışında çalışanlar parayı sokaktan sűpűrmemekte, dişinden tırnağından arttırarak tasarruf yapabilmekte, bunun içinde yaşamakta oldukları űlkelerin sosyal standarlarının altında yaşam uğraşı verirken,insanca yaşamın olmazsa olmazları olabilecek bir çok sosyal aktiviteden uzak kalmaktadırlar.
    Bűtűn çekilen zorluklara rağmen yine onemli bir kısmı bankalardan aldıkları krediler aracılığıyla ya da eş-dost dayanışması içersinde borçlanarak prim borçlarını ődeyebilmektedirler.

    d) yurt içinde çalışarak prim ődeyerek emekli olanların tűm aile bireyleri űlke içinde olmaları űlke içinde ev-bark sahibi olmaları ve űlke içinde yaşamlarını sűrdűrűrken emeklilikle birlikte gűndeme gelen var olan sosyal hakları kullanarak yaşamlarını sűrdűrebilme olanaklarına sahiptirler. Yurt dışında çalışarak emekli olanların aile ve sosyal durumları farklılık gőstermektedir. Ülkeden űlkeye farklılık gőstermekle birlikte bazı űlkelerde 6 aydan fazla űlke dışında kalındığında űlke bazında bazı sosyal haklarını yitirme riskiyle karşı karşıya kalabilmekte, bunun içinde 6 ay Tűrkiye’de 6 ay çalıştığı űlkede oturma zorunluluğu gerekmektedir.
    Ayrıca emeklilikten sonra Tűrkiye’ye dőnmeyi dűşűnen biz emeklilerin cocukları torunları ilgili űlkede ikamet etmeyi sűrdűrmektedirler. Doğal ve insani duygunun gereği bizlerde yılın belirli sűrelerinde yada bir kaç yılda bir çocuk ve torunlarımızla birlikte olmak bayram ve seyranları, sevinç ve űzűntűleri birlikte kucaklamak istemekteyiz.Yaşamakta olduğumuz űlkede kaldığımız sűrece asgari masraflarımızı (kira, yeme, içme, seyahat, telefon, sigorta, vb.) zaten kendi kendilerini geçindirmekte gűçlűk çekmekte olan yakınlarımız tarafından karşılanabilmesi műmkűn değildir. Íkamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almanın ise űlkeler arasındaki karşılıklı anlaşmaların gereği olarak műmkűn olmadığı gibi doğruda değildir.Tűrkiye’den alınacak emeklilik aylıklarıyla bu masrafların altından çıkabilmek olanak dışıdır. Tűrkiye’de emekli olanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için nasıl emekli olduktan sonra çalışma gereği duyabiliyorlarsa bizler içinde bu hakkın tanınması gereklidir.
    Sonuç olarak yurt dışı borçlanması yaparak emekli olduktan sonra çalışmayı dűşűnenler içinde, yurt içi emeklilikte olduğu gibi çalışabilme hakkımızın gerekliliği őnemlidir, elzemdir. Ayrıca bu yasal dűzenleme Tűrkiye’ye hiçbir ek yűkűmlűlűk getirmeyecektir.
    Oturmakta olduğumuz űlkelerde, çalışarak űlke ekonomilerine devam edilecek katkılardan dolayı memnun, Sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneğini yüksek miktarlarda verme durumundan kurtulacakları içinde ayrıca memnun olacaklardır.
    Türkiyeden alacak olduğumuz emekli maaşımız bu ülkelerde bizim geçimimize yetmeyeceğini siz ve herkes tarafından bilinen bir şey, dolayısıyla bu durumda devlet üstüne ilave yapılması gereken cüzi miktarda olsa yardım yapacaklardır, tabi yine bu arada Türkiye ikamete dayalı yardım alıyorsun diye emekli maaşımızı kesmeyecek.

    Yukarıda anlatmaya çalıştığım bilgiler ışığında, nasıl yurt içindeki emekli olanlara (SGDP) kesintisi yapılarak emekli aylıkları kesilmeksizin çalışabilme hakkı verilmişse, biz yurt dışı borçlanması yaparak emekli olanlarada,yurt içinden emekli olanlarla eşit uygun dűşecek oranda emekli aylıklarımızdan (SGDP) kesintisi yapılarak, emekli aylıklarımız kesilmeden tekrar çalışabilme hakkının verilmesini talep ediyoruz.

    Kaldıki, biz yurt dışında çalışanlara (SGDP) kesintisi yapılması da aslında Yasaya uygun ve doğru değildir.

  93. garip bir kul says:

    Seneler oldu yaşı dolup ssk geridönük prim ödemeyi bir türlü çıkarmadılar madur durumda yüz bin kişi bekliyor kendileri için bir gecede kanun çıkarırlar insaf merhamet yok bunlarda allah korkusu yok bunlarda demekki

  94. battal gazi says:

    kardeşim abuk subuk yasalar yapıp bu milletle alay etmekten vazgeçin artık.adam olun.15 yıl iyi fantezi yaptınız.bu saçmalıkları bir an evvel düzeltin.bu bir emirdir.(battal gazi)

  95. Atama bekleyen bir öğretmen says:

    Hükümet tarafından bir türlü atanamayan bir öğretmenim. Senelerdir öğretmenlik kadrosu alabilmek için kpss sınavlarında sürünüyorum. Ama kadrolara hep soruları yürütenler veya birilerinin torpillileri yerleştiriliyor. Uzun süredir işsizim hükümet bana hakkım olan öğretmenlik kadrosunu vereceği yerde hala emekli anamdan babamdan GSS prim borcu adı altında saçma bir şekilde para koparma derdinde. Bu nasıl adalet? Bu nasıl sosyal devlet? Mesleğimizi yapmak istiyoruz, devletten kadromuzu işimizi istiyoruz, bize kadro iş vereceklerine, kaç yaşına gelmiş insanlardan çalışmadığı ve hiçbir geliri olmadığı halde her ay genel sağlık sigortası primi ödemesini istiyorlar. Ayrıca bu GSS primlerini işsiz çocukların, evlatların, emekli annelerine babalarına veya kardeşlerine ödetmeye çalışıyorlar. Sanki yağmadan mal kaçırır gibi milletten ne koparırsak kardır hesabı. Ayıptır, günahtır başka ne denebilir ki buna! Eğer ben gelir testi yaptırırsam, devlet de benim öğretmenlik atamamı uzun süreler daha gerçekleştirmezse ve benim ailem “Allah korusun” o süre zarfında hakkın rahmetine kavuşursa, o gss primlerini, o çıkarttıkları borçları ölmüş anneme babama nasıl ödetecekler bunu hiç düşündüler mi acaba? Ben tek başıma dımdızlak işsiz bir adam olarak ortada kaldıktan sonra gelirim olmadan bu prim borcunu nasıl kapatacağım? Hükümet mensupları bunun cevabını veremez çünkü cevabını vermek işlerine gelmez. Bu hükümet milleti çıldırtmak için bu saçmalıkları kasıtlı yapıyor.
    Bu kadar yeter, gitsin bu AKP hükümeti başımızdan, bıktık artık canımızdan.
    13 sene boyunca bu anlayışsız adaletsiz hükümete çok bile katlandık diye düşünüyorum. Seçimlerde bu anlayışsız şımarıkları sandığa gömelim ve hakkı verilmeyen kadrosu verilmeyen işsiz insanların ailelerine GSS primi
    ödetme, nasıl ödeyeceklerini umursamadan kendi bildiklerine abuk subuk borç çıkartma saçmalıklarından da ebedi kurtulmuş oluruz. Allah, bu adaletsiz hükümeti nasıl biliyorsa öyle yapsın.

  96. akp mazlumu says:

    İmam hatip mezunuyum.Eğer bana bir gün sol bir partiye oy vereceğimi söyleselerdi, ben o gün benim öldüğüm gündür derdim ama akp’nin bu gss zulmünden sonra değil sol bir parti, kominist Partisine oy vereceğim .Yaşadığım müddetçe akp’ye beddua edeceğim ahirette de hakkımı helal etmeyeceğim.

  97. akp mazlumu says:

    Gitsin bu akp bitsin bu zulüm . akp’ye oy verenler dışındaki bütün mağdur ve mazlumlara sabır diliyorum.Allah her zaman mazlumun yanındadır.Allah bu akp politikaları karşısında bu mazlum milletin aklını muhafaza etsin.Çünkü akp’ye karşı Allah’tan başka sığınacağımız yok.

  98. Gökhan says:

    Akrabaya yardım ayeti gereği kendine peşkeş çeken, kafayı içkiye vuran, kafayı dağa vuran, şefaat inancıyla torpili ahirete taşımış inançları olan bir meclisi sayıpta oy vermek bence çok mantıksız bu müddetçe %11+ nın hali çok zor şahsen düşüncem budur. Bunlar Kur’an meallerini bile değiştirmiş insanlar kurumlarla bize mi acırlar.

  99. akp mazlumu says:

    Var var,benim ümidim var.Ben milletime güveniyorum, her zaman da güvendim.Efendim bizim milletimiz adam çarpar mı ? Çarpar , geç çarpar , güç çarpar ama çarpar , hem de öyle bir çarpar ki çarpılan bir daha kendine gelemez.Bunu DYP , ANAP ,DSP çok iyi bilir.İnşallah bir gün akp’de çok iyi anlayacak . Gerçi çarpılmadan önce anlarsa bence o da makbuldur.Ama son nefeste tövbe , kıyamette ibadet kabul olmaz.28 Şubat sürecinde nasıl bu siyasi partiler,millete rağmen siyasi hayatlarına mal olacağını bilmelerine rağmen halkın karşı olduğu yasaları yaptılar ve bu siyasi hayatlarına mal oldu , aynen onun gibi bu akp’nin çıkardığı zihni sinir yasalar da onların siyasi hayatlarına mal olacak inşallah . Görürler o zaman millete bu GSS’yi dayayıp, kendi tabirlerince, tekeden süt sağmayı. Yakınlarda, bu GSS olayında işin ucunun kendisine de dokunduğunu öğrenen akp’li bir arkadaşımın çok sevgili bir kardeşimin kafasındaki ampulun yanıp etrafını ona nasıl aydınlattığını gördüm.Ampulu yanıp etrafı aydınlanınca ,ilk gördüğü Suriyeliler oldu.Senin GSS sayesinde sağlık hizmeti alıyorlar dedim,hani sana çok sevgili devletimizin taktığı şu GSS sayesinde.Sen borçlanacaksın ki devletimiz, hükümetimiz bunlara iyi baksın .Allah bizim milletimizi hep başkalarına baksın parasını pulunu ona buna yedirsin diye yaratmış zaten.Hem bilirsin bizim devlet alicenaptır yabancılara karşı.Neyse, bu arkadaşımız ve kardeşimiz, ecdadımız ,atalarımız edebiyatından uyanıp hayatın gerçekleriyle karşılaştı.
    Elbette dünyadaki mazlumlara mağdurlara yardım edilsin . Neticede bu kardeşimiz her şeyden önce kendi ülkesinde de mağdurlar olduğunu ve kendisinin de onlardan biri olduğunu öğrendi . Geç öğrendi ama temiz öğrendi. Bizim milletimiz böyle geç uyanır ,güç uyanır , ama uyandığında tam uyanır . keşke insanımız işin ucu kendini dürtmeden uyansa.Keşke bizi yönetenler la yüs’el olmadıklarını bilseler ,hatalarında dahi biz yapıyorsak vardır bir hikmeti, vardır bir kerameti tavırlarına girmeseler,zorbalıkları millete ,sırf kendileri, bizzat o millet tarafından seçildiği için, dayatma hakkını kendilerinde görmeseler.Geçenlerde yine buluştuk , bana abi sen bu konuda bana bir fikir ver ,bizim seçim bölgesinden bir hayat kadını seçime girerse ona oy vereyim mi ? Diye sordu , ben de sanmıyorum ama, ondan daha dürüst birisini bulursan verme ,yoksa ona oy ver dedim.Yani, onları Meclise gönderen biziz asıl biziz, onlar vekil biz kimi istersek onu göndeririz.Kimsenin aldığı parada pulda gözümüz yok ,hak edene helal olsun ,ama o parayı, bu millete hizmet için aldıklarını ,o makamlarda millete eziyet etmek için değil,millete hizmet etmek için olduklarını bilsinler yeter.Kimse kendinden menkul keramet sahibi olduğunu sanmasın .akp’ye oy veren kardeşlerime söylecek tek sözüm ,elbette senin kime oy vereceğine ben karışamam , bu benim hakkım da değil haddim de değil,ama şunu bil ,şunu unutma ,Dünya, küfürle yürür , zulümle yürümez ve zulme rıza küfürdür.akp’ye de şunu söylemek istiyorum ,kolaylaştırın, zorlaştırmayın ,sevindirin nefret ettirmeyin inşallah biryerlerden biliyorsunuzdur.Ama siz hep zorlaştırdınız ,hiç kolaylaştırmadınız ,hep nefret ettirdiniz hiç sevindirmediniz. akp’ye son söyleceğim siz de şunu bilin ,şunu unutmayın hayatımda sizi tanıyana kadar hiç kimseye beddua etmedim,Allah’tan korktum , ama yaşadığım müddetçe size beddua edeceğim,tövbe edip bu millete yaptıklarınızdan geri dönseniz de size beddua edeceğim akp’den ayrılsanız da size beddua edeceğim.Bütün maneviyatımı yıktınız ,hakkımı sizden ruz i mahşerde alacağım.Kimseye hakaret etmeye , kimseyi kırmaya hakkım yok ,ama siz de milleti bu kadar küçük görmeyin ,aptal yerine koymayın . Kendi adıma söylüyorum akp’den ve akp’ye oy vermekten Allah’a sığınırım.O kadar mağrur olmayın sizden büyük Allah var.akp’den muzdarip olan kardeşlerime söyleyeceğim şudur ki evet diğer partilerden bize ve dertlerimize bir çare yok ,onların zaten kendilerine faydası yok. Sizlere son sözüm ,hep ümitvar olmak ,ümitsizlikten uzak durmak gerekir.

  100. Paralel Koyunlar says:

    Ödemeyin, canınızı sıkmayın her işsiz kalan bu sigortayla karşılaştığı için yakında borçlu sayısı 20 milyon olur, bi bok alamazlar rahat olun, gelir testi yaptırmayın ve ödemeyin.

  101. akp mazlumu says:

    Öl akp ,öl , öl ,öl, E mi. Anayasa Mahkemelerine gelesin akp .Gelemesen de üzülme ,ilahi adaletin önüne nasıl olsa geleceksin akp. E ,suç sen de değil tabi,senin reizini , bir şiir okudu diye , hapse atıp kahramanlaştıranlarda .Yaşadığımız akp faciası ,böyle komikliklerle başladı.Öyle kahramanlaştırılan birinden de, halka karşı ” GSS gibi”bir kahramanlık yapması beklenirdi zaten. Se

  102. akp mazlumu says:

    Öl akp ,öl , öl ,öl, E mi. Anayasa Mahkemelerine gelesin akp .Gelemesen de üzülme ,ilahi adaletin önüne nasıl olsa geleceksin akp. E ,suç sen de değil tabi,senin reizini , bir şiir okudu diye , hapse atıp kahramanlaştıranlarda .Yaşadığımız akp faciası ,böyle komikliklerle başladı.Öyle kahramanlaştırılan birinden de, halka karşı ” GSS ”gibi bir kahramanlık yapması beklenirdi zaten. Seni hiç sevmedik akp,ama sana yapılan haksızlıklara hep üzüldük .Yani sana acıdık akp ,anlıyormusun sana acıdık hep, aynen kundaktayken kendisine acınılan Nemrut gibi bizde sana acıdık.Oysa ,ahımız senden peşinen alınıyormuş, meğerse sana yapılanlar ,ilahi adaletin bir tezahürüymüş , ama biz bilememiş ,anlayamamışız. Sadece bir ”one minute” sözünden ,akıllara zarar ,akıllara ziyan kahramanlık destanları çıkaran akp,gör bak, GSS ile kendisine iteleneni anladığı zaman ,bu halk sana bir tek GSS’den ne kahramanlıklar ne destanlar çıkaracak.Sizin , bu millete olan kininiz , gareziniz ,hıncınız bu milletin en azılı düşmanlarında bile , bu mazlum millete karşı bu kadar yok. Seni hiç sevmedik akp,ama üzülme ,sorun sende değil ,sorun bizde ,çünkü bizde vicdan denilen bir şey var,o vicdan seni sevmemizi hep engelledi. Diğer partiler mi sizi benim elimden kurtaracak ,diyorsun şimdi sen , değil mi akp. Biz sana karşı ilahi adalete güveniyoruz. Öl akp , öl ,öl ,öl sen E mi. Şimdi ,akp sen diyeceksin ki ,bizim ölümümüzü isteyen ‘NEBBAŞ’ tır. Nebbaş sensin akp, nebbaş sensin ki bu milletin ölmesini istiyorsun ,bu çıkarttığın akla zarar yasalarla. Sen öl ki bu güzel millet ,bu asil millet ,bu mazlum millet yaşasın. Her şeyin en iyisini ben bilirim havalarını bırak akp,biz senin hiç bir şeyi bilmediğini,zır cahil olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu asil milleti yönetmeye hiç yakışmıyorsun . İktidar da olsan ,muktedir de olsan , hep acınasısın akp.Bütün dünyayı kandırsan bu milleti kandıramazsın ,bu millet senin acınası hallerini hala hatırlıyor.İktidar oldun ama, iktidar olma asaletine hiç sahip olamadın akp. Zavallısın akp , zavallı geldin ,zavallı gideceksin akp ,eziklik senin ruhunda var ,bunu bütün dünyadan gizlesen bile ne kendinden ne de bu asil milletten gizleyemezsin ,bunu çok iyi biliyorsun akp. O kadar bilgin olacağını sanmam ama ,belki de bilirsin : Asalet ,sonradan elde edilmez, asalet doğuştan olur.Hani bilirsin ,büyük ihtimalle de bilmezsin , bilmem kimi padişah yapmışlar , o da önce babasını asmış. Sen akp ,sen bırak şimdi dünyayı ,kainatı kurtarmayı da sen önce bu mazlum milletin yakasından düş akp. Efendim ,eskiden bir filimiz vardı. Cuntacılarımız vardı .Cuntacılardan kurtulalım dedik. E şimdi ikinci bir filimiz oldu , akp’miz oldu ,yanında KDV olarak bir de Paraleli getirdi . İki filimiz bir devemiz oldu ,n’apcez şincik ? Diyen akp’li (yani sırtında akp ve onun KDV’sini taşıyan ) kardeşim ve akp’den olmayan kardeşim, birinci filden kurtulalım derken ,ikinci bir fil artı KDV’sini yüklendik omuzlarımıza. İki fil artı bir devenin yükünü çekmek zorunda değiliz.Ama ,bunlardan kurtulmak için ,üçüncü bir fili daha aman yüklenmeyelim.Fil olup ,sırtımıza binen ya da binmeye kalkışan kim olursa olsun ,elimizin tersiyle onları bi çarpalım , bi de yer çarpsın.Yeni kahramanlar , yeni kurtarıcılar aramayalım, halihazırda var olan ,sözde kahramanlardan kurtulalım yeter. Çünkü artık milletimizin yeni bir kahramanı kaldıracak takati kalmadı,yazıktır bu millete hepimiz aynı ülkenin insanıyız ,bir birimize karşı önyargılı olmayalım yeter.Bakın o zaman sırtımızda filler develer kalıyor mu.Kahramanlığıyla milleti ezmeye kalkan oluyor mu.Sadece, aklımızı ve vicdanımızı kullanalım yeter. Bizi karşı karşıya getirenlerin ,cepheleştirenlerin oyununa gelmeyelim bu bize yeter ,yoksa, böyle paralelli hükümetlerimiz olur ve çıkarttığı bu GSS türü zorbalıklarla ,işte böyle bizi milletçe terelelli yapmaya kalkar .Yani uyanık olmazsak hep sırtımıza binenler kazanır ve biz milletçe kaybeder,birbirimizi yer dururuz. Sen akp, sen, şimdiye kadar,kimseye karışmayan ,bu tür konuları konuşmayan ,şimdiye kadar hayatında ,bir kağıt parçasına bile bir satır da olsa ,hiç bir şey yazmamış olan bana dahi ,şu bir kaç günde bu kadar şey yazdırttın ya,öl akp, öl sen , öl E mi.

  103. akp mazlumu says:

    Sana hep beddua edeceğimi söylemiştim biliyorsun değil mi akp. Şimdi sen ,sana nasıl beddua ettiğimi merak da etmişsindir diye ,yine vicdan yaptım ,milyonlarca belki milyarlarca olan beddualarımdan birini gerçek haliyle değil, sadece merakını gidermek amacıyla ,SEVGİLİ’yle yalnız kaldığımdaki formatta değil de senin kapasitenin anlamaya yeteceği şekilde yukarıda yazdım.İnşallah okumuşsundur akp.Gerçi sen okumasan da önemli değil.Çünkü ahımızı bilmesini istediğimiz SEVGİLİ ,her şeyi görüyor, her şeyi biliyor ,sen bilmezsin ,sen tanımazsın onu tabi.Ama o hep bizimle ,hiçbirimiz ondan ayrı değiliz. Şimdi sen akp ,diyeceksin ki bilmem neyin duası kabul olsa bilmem ne olur.Sana sadece şunu söyleyeceğim akp, mazlum olursan ,O SEVGİLİ, senin bile ,evet, evet senin gibi bir akp’nin bile duasını kabul eder,sanmıyorum ama inşallah onun hakkında bunu bilecek bilgin vardır.Şimdi, akp bak , sen milleti öyle, uğraştığın muhalefetle karıştırma ve hayatımızdan çık , git. Bu mazlum milleti senin eline düşmüş sanma ,bu mazlum milleti seven ,SEVGİLİ var .İnşallah kısa bir müddet sonra bu milletin başından çeker gidersin akp, ve biz milletçe seni bir daha görmeyiz .

  104. akp mazlumu says:

    Bu asil milleti , çıkarttığı GSS türü zorbalıklarla, durduk yere , keyfice ezmeye kalkan akp ,sana ”defolusun” diyeceğim ama , sen defonun ta kendisisin,anlıyormusun akp,sen defonun ta kendisisin. Senin sözlüklerde karşılığını bulmaya kalksak seni tanımlayacak kelime herhalde ,olsa olsa ,”fiyasko” kelimesi olur,akp,evet akp, olsa olsa ” fiyasko” kelimesi olur. ”Komşularla sıfır sorun” deyip de komşu olmayan ülkelerle bile,bu milletin başına olmadık belalar açan,olmadık sorunlar çıkartan akp, evet sen tam bir fiyaskosun. ” .Vatan ,millet ” deyip de ‘Kıbrıs’ı Rumlara vermeye kalkan akp,sana ”Sen , bu milletin tarihinde kara bir lekesin ” diyeceğim ama,sen, bu milletin tarihinde leke olarak bile,hatırlanmaya değmezsin . Başkalarına hep, ” bu millete yaptığınız zulmü ,bu millet asla affetmedi ,asla affetmeyecek ,asla unutmadı ,asla unutmayacak” diyen akp, inşallah bir gün,bu millet, seni öyle bir silecek ki , sen bile kendini hatırlayamayacaksın, ama bu milletçe asla affedilmeyeceksin.”Bu milleti, elaleme hizmetçi” zanneden akp , senden ancak, evet senden , ancak olsa olsa ,Arap’a hizmetçi olur.Hemen her gün ,”a dostlar,ben bi paralellendim,ben bi paralellendim” diye ,ağlayıp sızlayan paralelli paranoyak akp, sen asla ,bu milletin hiç bir sorununu çözmeye kalkma,çünkü bu milletin asıl sorunu tam da sensin akp , kendinsin. Bu milletin sorunu sensin akp,sen .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyalama ne olur Çalış Senin de Olur..! Ayıp yaa..!